AİLE VE GENÇLİK

AİLE VE GENÇLİK
05 Haziran 2011 Pazar 11:28

Toplumu oluşturan en küçük sosyal birim ailedir. Aile, bir devletin bir milletin en küçük temel direğidir. Aileler toplumları, toplumlar milletleri, milletler de devletleri meydana getirir. Aile; ilk halka, devlet de ailenin son halkasıdır. Bir yapının temeli çökerse ya da temeli sağlam değilse,  o yapı ayakta duramaz. Aile devletin temeli durumundadır. Yani aile, bir devletin selameti ve bekası için önem arz etmektedir. Sosyal yaşamdaki hareketliliği aileler sağlar aile kurumu işlevini yerine getirdikçe dinamizm sürekli hale gelir.  

 

Türk aile yapısı çekirdek ailedir. Anne, baba ve çocuktan oluşur. Türk ailesinde ilişkiler samimiyete sevgiye ve saygıya dayalıdır. Anne ve baba çocuğuna çok düşkündür.

 

Avrupa’da birçok ülkeye bakıldığında aile denen kurum pek yok gibidir. Var olan ailelerde de ilişkiler samimiyetin aksine çok resmidir bizde ki gibi değil. Avrupa’da oğul babasına ve annesine hitap ederken ismiyle seslenir, yiyorsa bizim çocuklarımız anne ve babalarına isimleriyle hitap etsinler. Anında baba ve anneler, biz sizin yaşlarda böyle miydik derler ve Osmanlı tokadını yerleştirirler.

 

Avrupa’da aile içinde kullanılan terimler çok azdır. Bizde dayı, amca, hala, teyze, enişte, bacanak, elti, kaynana, kayınpeder, baldız gibi terimler çoktur bu da aile yapımızın çok sağlam ve aile içindeki ilişkilerin sıcaklığını gösterir. Avrupa’da sevecenlikten uzak bir aile ilişkileri vardır. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış (!) Avrupa ülkelerinde çarpık ilişkiler yaşandığından; oradaki insanlar içlerindeki huzursuzluğu, mutsuzluğu, inanç boşluğunu;  alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarla gidermeye çalışmalarından ötürü Avrupa’da aile kurumu yok olmaya başlamıştır. Gençlik buhrana sürüklenmiş, uyuşturucu batağında kimliğini kaybetmiştir. Hıristiyanlık dini, Avrupa’daki gençliğin dini açlığını doyurmadığı gibi gençliği hepten ateizme sürüklemiş akabinde gençlik hem kendini hem de ideallerini yitirmiştir. İdealler, beklentiler olmayınca, körü körüne alkol ve uyuşturucu pençesinde can veren o gençlikten ne beklenir. Ağacın köküne kurt düşmeye görsün. 10-15 yıl sonra Avrupa ülkelerinde genç nüfus kalmayacağı için evlilikler en aza inecek ve devletlerin geleceği tehlikeye girecektir.

 

Üretim, istihdam, dış tehlikelere karşı savunmada asker ihtiyacı, bir devletin sürekliliği, nüfusun artışı, ölümlerin artması, doğumların azalması,geleceğe dair beklentiler… Bunların hepsi gençlikle, gençliğin iyi yetiştirilmesi ile ilgilidir. Bu da aile kurumunun önemini ortaya çıkarıyor. Aile; inanç, kültür ve değerler gibi sağlam temeller üzerinde kurulursa hem aile bireyleri ve o bireylerden meydana gelecek aileler uzun ömürlü olur, hem de devlete millete faydaları dokunur. Alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar insan sağlığını tehdit ettiği gibi ailelerin ve gençlerin geleceği için de tuzaktır. Uyuşturucunun tesirleri çoktur. Gençliğin beyninin uyuşturulması  demek; gençliği üretkenlikten alıkoyulması, ülkesine ve milletine düşman edilmesi, ailesinden uzaklaştırılması, ferdiyetçi ve bencil bir yaşam sunulması demektir. Bunun adı özgürlükse kahrolsun böyle bir özgürlük.

 

Avrupa’da aileler çocuklarını belli bir yaştan sonra ayırırlar. Çocuk özgür bir yaşam içinde kendini kaybeder. Sigarayla başlayan özgürlük, alkolle uyuşturucuyla devam eder ve gençlik batağa saplanır farkına varılmaz. Gençliğin bu durumundan faydalanmak isteyen illegal kişiler ve örgütler onların bu halini fırsat bilip bütün kötü niyetlerinde onları kullanırlar. Satanizm ve bu gibi sapkın inanışların çok çabukça gençler arasında yayılması bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

 

Atatürk Türk gençliğine sesleniyor. Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir… Ve böyle bir gençliğe sahip çıkmak için herkese görev düşüyor. Önce aileleri koruyalım sonra da gençliğimize kol kanat gerelim, rehberlik ederek ufuklarını açalım. Toplumsal alanda onların varlığını hissederek bizlerde gelecekten kaygı duymayalım. Saygılarımla, hoşça kalın.

 

Ramazan Osma

İletisim icin: furkanmete_55@hotmail.com

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
füsun - 7 yıl önce
E hocam ne diyoruz o zaman ....Çocuklara ve gençlere sahip çıkmayan bir toplumun geleceği karanlıktır