Köşe Yazarları
Giriş Tarihi : 28-01-2011 09:45   Güncelleme : 28-01-2011 09:45

Biz Neyi Paylaşamıyoruz ?

Biz Neyi Paylaşamıyoruz ?

Yaklaşık 2,5 yıl önce ilçemize enerji konusunda yatırım yapmak amacıyla gelen ve Rahmetli Belediye Başkanı Recai Kuruoğlu ve çevresi tarafından ağırlanan Anadolu Grubu yetkilileri ilçemiz sınırları içerisinde bir santral inşa etme düşüncelerini insanlarımıza aktarmışlardır.

 

Ve ilçe insanımızın birçoğu bu yatırım konusuna sıcak bakarak A.G’nu desteklerken, bu yatırımın ilçemizin doğasını, sağlığını bozacağını düşünenler ise bu yatırımın karşısında duruş sergilemişlerdir.

 

Doğrunun bulunabilmesi adına mutlaka ki iki farklı görüşün olması gerekmektedir. Nitekim ilçemizde de bu böyle olmuştur. Bu yatırıma inanan ve destekleyen grup Gerçek adı altında bir dernekte yapılanırken, Termik Santral  (T.S)’e karşı olanlar ise Yegep adı altında da Termik Santral Karşısında bir platform oluşturmuştur.

 

Her iki dernek de kimisi sessiz çoğunluk, kimileride aktif mücadele edenler halk desteği bulmuştur.

 

Fakat, her ne hikmetse Termik Santral’in bilgilendirme toplantısının ardından taraflar birbirini adeta düşman olarak görmeye başlayarak birbirlerini küçük düşürücü aşağılayıcı ifadelerle rencide etmektedirler.

 

Taraflara baktığımızda gerek kardeşler gerekse de yakın akraba ilişkileri olan kişiler veya yılların dostu arkadaşlar farklı noktalarda yer alarak birbirlerine yan bakar olmuşlardır.

 

 

Evet bu derneklerde bulunan insanların büyük bir çoğunluğu yaşını başını almış aklı selim insanlardır.

 

Ve bu insanlar kendi hür iradeleri ile inandığı bir fikri savunmakta iken birileri kalkıp biz sizin adınıza karar veririz, siz yanlış düşünüyorsunuz siz satılmışsınız, siz vatan hainisiniz gibi atıflarda bulunarak  sindirme politikası içine giriyorlar.

 

İnsan yaradılışı itibarıyla zevkler, renkler, ilgiler ve beklentiler farkı olduğu için aynı şekilde düşünmeyebilir, farklılıklar olabilir ki olmalıdır da.

 

Bu farklılıklar içinde hareket eden insanlar tahammül ekseninden uzaklaştıkça başka sıkıntılar kendini gösterecektir. Kırgınlıklar ortaya çıkacaktır.

 

Bu esnada da oto kontrole sahip olamayanlar, ilçe halkını provoke eden bazı kişilere karşı daha kontrollü olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Neticede aşırı tepki verdiğimiz insanlarla mutlaka bir arkadaşlık, dostluk veya gönül bağımız olmuştur; olacaktır.

 

Şayet biz demokrasiye, insan haklarına inanıyorsak, kendimizi de demokrat bir kişi olarak görüyorsak  farklı görüşlerin de olabileceğini bilmek zorundayız. Ve buna göre hoşgörü içinde sabırla birbirimizi dinlemeyi öğrenmeliyiz. Yanlışları ve doğruları ancak bu şekilde tespit edebiliriz. Aksi halde küskünlükten başka hiçbir şey elimize geçmez .

 

Neticede ne Gerçek derneğindekiler Yunan nede Yegep’te bulunanlar Rus değildir. Hepimiz bu memlekette doğmuş bu memleketin daha iyi yerlere gelmesi için farklı farklı düşünen bireyleriz. Yani biz birbirimize ve farklı düşüncelerimize tahammül gösterme zorunluluğunda olan insanlarız.

 

Biz asla birilerinin yerine düşünme ve birilerinin adına karar verme yetkisine sahip değiliz.

 

Bu noktada asla gözümüzü kin nefret bürümemelidir. Bu yatırım olur veya olmaz neticede buna Türkiye Cumhuriyetinin yetkili organları karar verecektir. Bu noktada herkes bir şeyleri inanarak savunabilir veya karşısında durabilir.

 

Bu kişinin en doğal hakkıdır.

 

Kimse kimseyi düşüncesi itibarıyla kaba kuvvet kullanarak esaret altına almaya kalkmamalıdır.

 

Bu ben demokratım, ileri görüşlüyüm, toplumda kimse özgür düşüncelerinden dolayı yargılanmamalı diyen hiç kimseye bu davranışlar yakışmamıştır.

 

Hele hele de mesleki bir konuyu aydınlatma amacıyla ilçemize gelmiş olan mesleğinin erbabı kişiye yapılan bu hareket utanç vericidir.

 

Neticede bunlar birer sosyal etkinliktir Herkes inandığı fikir konusunda dik duruş sergileyebilir. Fakat bu dik duruş demokratik bir hak olan protesto şeklinde olmalıdır. Saldırı şeklinde değil! Hele de ilçemize konuk olarak davet edilmiş insana yapılan hareketler Modern, misafirperver Gerzelilere yakışmadı.

 

Birileri asla gündem olabilmek,  gündemi belirleyebilmek için özel bir gayret içinde olmamalıdır. Kimse kimseyi şahsi (Siyasi) çıkarları doğrultusunda provoke etmemeli ilçede doğacak kaosun hiç kimseye yararının olmayacağını bilmesi gerekmektedir.

 

Buna sebep olan kişi yada kurumların şirin Gerze’mizin imajını bozacak bu tür eylemler konusunda daha dikkatli olmaları gerekir.

 

Bizler ilçe sakinleri olarak huzur ortamımızın bozulmasını istemiyor, bozmak isteyenlere ise fırsat verilmemesini istiyoruz.

 

Bu anlamda herkesin bu ilçede birlik beraberlik içinde yaşama arzusu vardır..

 

Özellikle yaklaşan seçim sürecinde gerilimin daha da artmaması adına İlçemizin yöneticilerinin konuyu sağlıklı bir şekilde yürütebilmeleri açısından daha hassas ve tarafsız davranmaları gerektiğine inanıyor, taraflarla birebir görüşmeler içerisinde olmalarını sağlıklı görüyorum.

 

Ayrıca, darbe dönemlerini hatırlatan bu tür sokak gösterilerinin demokratik tepki ölçeğinin dışına çıktığını vurgulamak isterim. En önemlisi de eylemde bulunan kişilerin aslında o görüntüdeki kişiler olmadığını biliyorum. Topluluk psikolojisiyle hareket ederek agresif davranışlar sergilediklerini hep birlikte gördük. Bu tür istenmeyen eylemlerin hiçbir kimseye zerre fayda sağlamayacağı gibi insanların arasında husumete sebebiyet vereceğinin de bilinmesi gerekmektedir diye düşünmekteyim.

 

Her yerde övündüğümüz en büyük özelliğimiz sakin ve huzurlu Gerze… Biz “Moderniz, Demokratız, Misafirperveriz,” imajı acaba ne kadar doğrudur?

AdminAdmin