banner122

DİNDAR GENÇLİK, DİNDAR NESİL

DİNDAR GENÇLİK, DİNDAR NESİL
21 Şubat 2012 Salı 20:44

Dindar Gençlik istiyoruz.

Dinci gençlik veya dinci nesil asla değil.

Önceki bir yazımdada anlatmaya çalıştığım gibi -Ci Ekiyle (Demirelci, Ecevitçi, Erbakancı, Türkeşçi, Maocu, Atatürkçü, şimdilerde Tayyipçi. v.b. gibi) oluşturulmaya çalışılan kavramlar, bunların ülkemize ve toplumumuza getirdiği kavga, kargaşa, ayrımcılık, anarşi gibi insanlık dışı olaylar, peşlerinden gelen Kurtarıcı (!) Darbeler milletimizi, Ülkemizi Perişan etti. Hala o kaostan çıkma mücadelesi veriliyor.

Konumuza dönelim.

Dindarlık, Diyanet İşleri Başkanımız Prof. M. Görmez’in veciz ifadesiyle ”Yaratıcıya saygılı, yaratıklara şefkatli ve merhametli olmaktır”.

Dindarlık, ötekileştirmek, ötekini tanımamak hiç değildir. Dindarlık, başkasını aşağı görmek, hor görmek değildir. Dindarlık tevazudur, muhabbettir. Dindarlık, husumet ve kibir değildir.

Dindarlık Bizatihi Kur’an ve ahkamıdır. Dindarlık, ilim adamı olmaktır. Din İlmi, müspet ilim diye ayrılması doğru değil. Kuran’da bütün ilimler noksansız vardır. Kuran’ı Allah’ın (CC) İlmi kuşatmıştır. Dolayısıyla Dindar deyince ilmi en iyi şekilde tahsil eden, Yaratıcıyı en güzel şekilde kavrayan kişi akla gelmelidir. Yoksa bugünkü batılılaşmış eğitim anlayışı içersindeki bir kesimi dindar olarak ele almanın mantığı ve faydası olamaz. Diğer kesimler de başka olarak ele alınacağı için gençlerimizi birbirine düşürmüş oluruz. Aslında inandığını söyleyen herkes dindar olmaya namzettir. İnanmadığını söyleyen, Ben ateistim diyenler bile inandığının farkında olmayanlardır. Bunlar Allah yoktur derken bile zorlama içindedirler.

Onlara bunu söyleten nefisleri ve ortak çalışan şeytandır. Her zaman nefis ve şeytandan korunmak için ısrarla duacı olmalıyız. İmanımızı kurtarmanın yollarını aramalı, azami gayret etmeliyiz. Dindarlık denince şu soru akla gelebilir: Hangi dindarlık? Ülkemizde yüzde doksanın üstünde herkes ben de müslümanım dediğine göre sorunun cevabı İslam’dır. Allah ve O’nun Peygamberi HZ. Muhammed’dir, O’na indirilen Kuran’dır. Şöyle bir soru da sorulabilir (ki bu soruyu çok seviyorum, herkesin kendine ve başkalarına bu soruyu sormasını arzu ediyorum) Mademki hep müslümanız, hatta dindarız, neden İslam Âlemi geri kalıyor?

El cevap; İslam Âlemi denilen ülkelerde biz de başta olmak üzere İslam hariç, her türlü İslam dışı uygulamalar başta geldiği için. Ne hazindir ki Müslümanlığı kimseye bırakmayız,

Kitabımız Kuran’ı okumasını bilmeyiz, hayat nizamı olarak indirildiğini bilmeyiz. Bilenlerden öğrenmek istemeyiz. İşin farkına varıp da ahır ömründe bilinçli, dindar olmak isteyenlere de gerici, softa, rejim düşmanı gibi yaftalar yapıştırırız. Dahası dindar gençlik, dindar nesil dendiği zaman öcü gibi korkarız, korkutuluruz. Dininden korkma, Diyanetinden korkma, Şeriattan korkma, tasavvuftan, tarikattan korkma! Ölümden korkma! Korkunun ecele faydası yok. Çünkü Sen de öleceksin. Hepimiz öleceğiz. Dindar olarak ölürsen ne kaybedersin? Ya din düşmanı olarak ölürsen? Baştan beri söylemeye çalışıyoruz: Korkma, sen de adaysın, -belki sen daha dindar olabileceksin. Bu yolda biraz gayret gerek.

 Nefislerimizi aşmak gerek. Siyaset arenasında hırsımızı aklımızın önüne geçirmemek gerek.

Sözün özü: Batıdan önce Ecdadımızın yaptıklarına bakalım, başkalarının ağzıyla değil, kendi gözümüzle bakalım. Kuran’ın, Peygamber’imizin yolundan Yürüyelim. Dindardan korkmayalım, bilakis Dindar olmaya çalışalım.

O zaman görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler…

Şubat, 2012 İbrahim DÖNMEZ


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kenan - 7 yıl önce
sayın hocamın dindarlık tartışmasına kendi perspektifinden sağladığı katkı için teşekkür ediyorum. Kavramların yerinde kullanılması sağlıklı bir tartışma imkanı için son derece önemli. Önemli olan bir başka nokta ilkeli, şahsiyetli bir nesil için -cı ekinin getireceği hendikapları farketmektir.
Avatar
Orhan USTA - 7 yıl önce
Sayın Dönmez, Konuya sünni ortodoks inançlar açısından bakıyor ve asıl kavganın ve kargaşanın buradan çıktığının farkında değil. Çünkü asıl kavga -ci ekinden değil insanların kendi inançlarını tek doğruymuş gibi empoze etmeye kalkmalarından kaynaklanıyor. Sonuçta başka dinlerin de kendi dindarları vardır. Şimdi Sayın Dönmez' de başta dincilik istemiyorum deyip yazının devamında tam da bunu yapmış. Yani dincilik yapmış. Halbuki amaç fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesil yetiştirirerek inancını ya da inançsızlığını bilerek yaşayan insanlara kavuşmak olmalıdır.İnsan önce vicdan sahibi olur sonra Allah'ı öğrenir.1 yaşındaki çocukta Allah bilinci yoktur.Ama sobaya dokunduğunda elinin yandığını farkederse bir daha oraya dokunmaz.Çünkü oradan zarar göreceğini bilir, elini yakarak öğrenmiştir.Siz de ona sobaya dokundun bak Allah senin elini yaktı derseniz ondan sonra çocuk hep Allah korkusu ile iş yapmaya başlar.Sonra bu çocuk büyüdüğünde siz onun vicdanını inançlı olmasına bağlarsınız. Halbuki aslında doğruyu ve yanlışı yaşayarak, görerek öğrenmiştir.Bunun gibi ateist ya da dinsiz bir insanın da şefkatli ve merhametli olamayacağını düşünemezsiniz. Hatta tam tersine tarihe şöyle bir göz atın bakalım. Din sömürüsü her zaman vardır ama ateist ya da deist, agnostik sömürüsü diye bir şey yoktur. Dinsiz adam bir hata yaptığında bunun dönüşü yoktur. Bu nedenle hata yapmamaya çalışır. Ama dindar adamın af mekanizması vardır.Sonuçta şöyle diyelim sapkınlığın dindarı dinsizi olmaz.Bunun en büyük delili tarihteki yaşanmışlıklardır.Bu nedenle laiklik diye bir yönetim biçimi gelişmiştir. Laiklik gökten pat diye inmemiş ve insanlık tarihinin süzgecinden geçmiş bir yönetim şeklidir.Laiklik tarihsel gerekliliklerden doğmuş ve insanların inanca dayalı sömürülmelerini engellemeye yöneliktir.Diğer bir insanlık hastalığı da milliyetçiliktir ki burada konumuz bu değil.
Avatar
Hasan - 7 yıl önce
Hocam Allah Razı olsun dobra yazmışsınız . kaleminize sağlık...
Avatar
Galois - 7 yıl önce
Dindar nesil.. Bastaki sahsiyetin incilerinden sadece bir tanesi.

Hali hazirdaki dogmatik fikirlere inanmanin kendilerine sunacagini iddia ettigi odullerin cazibesi ile dusunme ya da fikir uretme ihtiyaci duymayan ama kendisi gibi olmayanlara 'ben en buyugune inaniyorum en kraliniz gelse viz gelir' gibi ici bos bir ozguvenle yaklasan, gene ayni sahsiyetin minimum uc cocuk sacmaligini da denklemin icine katarsak su anki iktidar tarafindan yonetilmek icin ideal ve kalabalik bir nesil.
Tabi ayni sakat mantalite ile dindar olmayan nesil de olsa olsa tinerci olur.
Avatar
İbrahim Dönmez - 7 yıl önce
Dindar Gençlik yazımda "Dinci"değil dedim. Herhalde kısa geçtim. Yorumcu bir kalem ya anlamadı ya anlamak istemedi, veya ben anlatamadım. Tekrar açıklığa kavuşturmaya çalışalım. Dinci, din ticareti yapar, onunla geçinmek ister. Karşısındakini de de dinsiz olarak niteler. Dindar, inandığı dininin vecibelerini yerine getirmeyi gaye edinendir. Nefsiyle mücadele ederek "Mücahede" yapar.(Nefsinin arzu ettiğinin tersini yapabilme) Savunduğu laiklik ise özellkle ülkemizde Gençliği, Üniversitelerimizi perişan eden, Son elliyi aşkın yıldır eğitim-öğretim yerine başörtüsü başta olmak üzere kılık-kıyafet dayatmalarıyla, kamusal alandı,değildi uygulalmalarıyla gözyaşlarıyla ömür tüketilen, dünyada ilk beşyüze bile giremeyen Üniversitelerimizle utanacak ve acınacak hallere düştük. Kısacası laiklik eşittir din düşmanlığı sendromlarını yaşadık. Laiklik hep dindarlara ket vurdu. Dine karşıymış gibi görünenleri korudu, kolladı.Yaradana küfür edene dokunulamazken bazı yaratılanlar dokunulmaz mertebelere oturtuldu. İnsanın fikrine, inancına, irfanına aykırı olan uygulamaları, rejimleri yeniden gözden geçirelim. İnşaallah çıkış yollarını beraberce buluruz.Son söz, her çocuk bir damla katreden Yaradan'ın kudretiyle müslüman olarak doğar,temiz,pak günahsız olarak büyür. Belli yaşlardan başlayarak önce ailesinin, sönra çevre ve okullardaki yanlış, aykırı eğitim sonuçları o körpe yavruları rayından çıkarır. (Elbette nefis ve şeytanın bu yanlış eğitimlerde görevini rahat yaptıklarını unutmamalıyız).Kurtuluş için HAK yolda yürümeliyiz.
Avatar
Orhan USTA - 7 yıl önce
Sayın Dönmez, Yazınızdaki görüşler ve inanç size göre doğrudur. Ancak biz burada insanların inançlarını tartışmamalıyız ve bunu tartışmaya zemin hazırlamamalıyızdan söz ediyoruz. Yoksa her din ve her insan kendi çıkarı için çalışır ve hangisi güçlü ise o diğerine baskı kurar. Dindar nesil dediğiniz anda da konu benim inancım doğru senin inancın yanlış gibi sonu gelmeyecek tartışmalara hatta kavgalara kadar gider ki kimsenin buna hakkı yoktur. Tarih bunun örnekleri ile doludur ve din (ve milliyetçilik) her zaman büyük katliamlara kılıf uydurma görevi görmüştür. Bu dinin (İslam) kötü bir şey olduğunu göstermez ama insanların elinde bir silaha dönebileceğini gösterir. İşte laiklik bu amaçla gereklidir. Örnek: Burada karşılıklı fikirlerimizi paylaşabiliyor olmamız laikliğin eseridir. Bu sitenin buna izin veriyor olması da demokrasidir. Yani bu site demokratik laik bir sitedir. Kötü mü?... Diğer husus, dinciliğe kullandığınız anlamı ile bakarsak işin içine maddi ve siyasi çıkarlar giriyor. Yani ben maddi ve/veya siyasi çıkarım için dini alet olarak kullanırsam dinci oluyorum. Bu anlamda siz sünni ortodoks inancın siyasetini yaptığınız için dinci oluyorsunuz. Ayrıca bu ülkede din görevlileri maaşlarını devletten aldıkları sürece kimse safi bir dindarlıktan söz edemez. Çünkü orada da işin içine maddiyat girmektedir. Yani bir imam dindar bile olmasa her halükarda dincidir. En azından bu devlet alkollü içeceklerden de vergi alıp kazanç sağlamakta hiç bir din görevlisi de ben bu haram bulaşmış parayı almam dememektedir. Yani burada işine gelmediği için inandığını yapmamaktadır. Bu yorum size biraz zorlama gelebilir ama inanın dinlerin her çağa göre uydurulması adına yapılan zorlama yorumların yanında yüzde yüz doğrudur. Diyanet kurumu olduğu sürece de tam bir laiklikten söz edemeyeceğimiz için laikliğin ülkemizde insanlara zulüm olarak kullanıldığı yönündeki sözlerinize katılıyorum. O zaman elbirliği ile bu ülkede tam bir laiklik anlayışı kurarsak tıpkı bu sitenin bize sağladığı gibi huzurlu demokratik bir ortama kavuruşuz. Yorumlarımızı okuyup dikkate aldığınız için yazılarınızı okumaya devam edeceğim. Teşekkürler.