Dünya Gündeminden, Hoca Efendiye

Dünya Gündeminden, Hoca Efendiye
29 Mart 2011 Salı 01:05

12 Haziran genel seçimleri yaklaştıkça ülkemizde birileri gerek terör olaylarını tırmandırarak, gerekse de şu bu ismi ortaya atarak tansiyonu çıkartmanın hayallerini kurmaktadır.

Daha önceki birçok yazımda ülkemizi gündemler ülkesi olarak gösterirken hiç de yanılmamışız.

Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin, ülkemizdeki kadar gündemi sık değişen başka bir ülkeye rastlayamazsınız.

Brezilya dizileri gibi bizim gündemimiz ardı arkası kesilmeden devam etmektedir. Ülkemiz adeta gündemlere karşı bağışıklık kazanmıştır.

İsterseniz ülkemizdeki son dönemde meydana gelen olayları hep birlikte inceleyelim

- Tunus’taki Yasemin devrimi.

- Mısır’daki halk ayaklanması.

- Cumhurbaşkanımızın İran ziyareti ve sonrasında bu ülkede siyasi rejime yönelik gösteriler ve İran’ın göstericilere yönelik hamleleri.

- Libya’daki isyanın ardından yaklaşık 25 bin Türk vatandaşının Libya’dan Türkiye’ye getirilmesi.

- Japonya’daki 9 şiddetindeki deprem, Tsunami’ydi derken bütün dünyayı sarsan Nükleer Sızıntı alarmı.

- Bütün dünya Nükleer Santralleri tartışırken Başbakanın Rusya’ya giderek Nükleer Santrallerin kurulması noktasındaki görüşmeleri ve en güvenli santrallerin bu ülkede yapılacağı mesajı.

- Suriye, Bahreyn gibi İslam ülkelerinde ki halk isyanları.

- Libya’ya yönelik karadan ve denizden yapılan askeri müdahaleler

- Bölücü örgütün özellikle BDP Milletvekillerinin Nevruz’u (Bahar Bayramını) bahane ederek tansiyonu yükseltmesi, BDP milletvekilleri tarafından halkın galeyana getirilerek güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirilmeye çalışılması.

- Türkiye’nin Libya’ya yönelik yapılan askeri müdahalelere ne tür ve nasıl destek verileceğinin tartışılması.

Tutuklu gazeteci Ahmet Şık’ın kaleme almış olduğu  “İmamın Ordusu - Emniyet teşkilatı içindeki Fethullahçı yapılanmayı deşifre ettiğini” ileri süren kitabın basılmadan dijital kayıtlarının da dahil olmak üzere Savcılık kararı ile toplatılması medyada farklı bir gündem oluşturdu. Hoca efendi ve ona inanan güvenen insanları günah keçisi ilan etmeye yönelik çalışmanın etik olduğuna inanmıyorum.

Şöyle ki Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün beraberindeki heyet Gana’daki bir Türk Okulu ziyaretleri esnasında, Ganalı kızın söylemiş olduğu Türkçe şarkı ve sonrasında Ganalı erkek çocukların Doğu Karadeniz yöresine ait folklorik kıyafetler içinde mükemmel bir şekilde Horon oynamaları; birincisi ülkemizin, ikincisi de buralarda okullar açılmasına vesile olan Fethullah Gülen hoca efendinin başarısıdır diye düşünmekteyim.

Evet bizler bugün doğru dürüst Türkçemize hâkim değil iken İngilizce eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla, Türkiye’ye yabancı öğretmen getirmeyi tartışırken, ülkemizden binlerce kilometre ileride Türkçe konuşulmakta, Türkçe şarkılar söylenmektedir.

Bugün oralardaki okullar ülkenin en iyi okulları olarak gösterilmesine rağmen bu okulların kurulmasını teşvik eden Hoca Efendinin veya ona inanan, güvenen insanların yıpratılmaya çalışılması yargısız infazdır diye düşünüyorum.

 

Saygılarımla..!

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Araştır - 8 yıl önce
Yurt dışında F. gülen cemaatine ait yüzlerce okul olduğunu çok iyi biliyorum. Acaba neden bu okullar m.e.bakanlığına devredilmiyor. Acaba neden... Aynı ülkede hem cemaat okulu hem de bakanlık okulları var. Başta Türk cumhuriyetleri olmak üzere bir çok ülkede M.E.B. okulları mevcut.. Hatta bir Türk cunhuriyetinde cemaat okulları yüzünden T.C. Devleti ile ortak açtıkları okulları bile yeni yapılanmada Türk okullarının yeri yok diye kapattılar. Her Türk vatandaşı gibi dünyanın her yerinde Türk okulları olmasını, Türk dilini her yabancının öğrenmesini isterim. Acaba yalnızca amaç Türkçeyi ve Türk dilini öğretmek mi? başka amaçlar var mı? Kimler görevlendiriliyor? Görevlendirilenlerde hangi özellikleri arıyorlar. Lütfen bunları da araştır. Sadece görmek istediklerini görme.... Geniş açılı bakarsan çok şey bulacaksın..
Avatar
Fatih Uysal - 8 yıl önce
Sayın Araştırmacıya,

Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Şayet bu okullarda bir usulsüzlük var ise bunu araştıracak veya bulacak olan kişi veya kurum Gerzeninsesi olmayacaktır.

Şayet buralarda usulsüzlük var ise bunu bulacak ve ortaya çıkartacak olan Türkiye Cumhuriyetinin yetkili merciileridir.

Ben sade bir vatandaş olarak gözle gördüklerimi, okuduklarımı dünyadaki Türk Okullarının Başarısını, afrikanın, asyanın en uç noktalarında adını şanını bilmediğimiz yerlerde bu insanlara İstiklal Marşımızı, Türkçemizi öğreten insanları gördüm ve onların bu başarısından gayretinden dolayı kendileriniı takdir ettiğimi belirttim.

Bu düşünceye katılırsınız veya katılmazsınız bu tamamen size kalmış birşeydir.

Not: Elinizde bu konularla ilgili somut belge bilgi varsa lütfen bizlerede yollayınız, bizlerde neyse gerçek öğrenelim

Saygılarımla