DUYGULARIN DİLİ

DUYGULARIN DİLİ
11 Ağustos 2011 Perşembe 01:52

             Ağrısız yürek yoktur ki nedensiz acı çeksin. Gece olduğunda tonlarca hüzün çöküyorsa üstüne, kıvranıyorsan sızıdan, otağ kurmuşsa içinde acılar,  seni sıkıştırıyorsa kalp ağrısı gibi… Bu derdin ne merhemi vardır ne de ilacı. Seni tedavi edecek ilaç ancak bakıp da gördüğünde seni heyecanlandırandadır, hayatı tozpembe kılandadır, bakışlarıyla içini cızzz edendedir. Lakin gönlü kaf dağındaysa, küçük dağları ben yarattım edasında olup yaklaşamıyorsan yanına, derman olmayacaktır derdine. Yanıp durursun, hiçbir şey geçmez eline, uğrunda kaybettiğin zaman ise geleceğinden, umutlarından çalacaktır. Şu üç günlük dünyada zaman, bizim için çok kıymetli değil mi? Öyleyse rotanı rüzgâra göre değiştireceksin. Değer verene değer vereceksin, değer verdiğin kişi, senin vermiş olduğun değerin altında ezilmedikçe kıymetini bilmeyecektir.

 

             İnişli çıkışlı duyguları muhakkak herkes yaşar. Ama insanoğluna hayat hiçbir zaman tıkanmaz. Yaşamı kördüğüme çeviren, çıkmaz sokağa sokan tercihlerdir. Bu bağlamda arzu edilene ulaşmak için beklemek ve sabretmek en doğrusu olacaktır.  Bilinir ki her karanlık gecenin bir aydınlık sabahı vardır. Önemli olan dürüst ve samimi olmaktır. Samimi olan dürüst olan hangi davayı güderse gütsün, hangi emel peşinde koşarsa koşsun, emeğinin karşılığını alır, muradına erer. Örneğin İstanbul, onlarca devletin rüyalarını süslemiştir. Avarlar, Eski İran Devleti, Makedon Krallığı, Ruslar, Latinler, Macarlar, Emeviler, Abbasiler, İstanbul’u kuşatmak, ele geçirmek için ellerinden geleni her şeyi yapmışlardır. 22 kuşatma gören İstanbul, 53 gün muhasara altında kalmış samimi, dürüst ve vefakâr 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han’a yar olmuştur. Azim ve sebat meyvelerini vermiştir.

 

               Bazen de çok istediğiniz bir şeyi elde edemeden kaybedebilirsiniz. Hal böyle olunca, ulaşılmak istenene kavuşamayınca; dilinizde sitem, kalbinizde isyan eksik olmayabilir. Hâlbuki sadece görüneni görebilen insanoğlu, acizliğini bir an da olsa unutabiliyor; asileşebiliyor, haddini aşabiliyor. Bilinmelidir ki her ısrar ettiğimiz, ulaşılmaz gördüğümüz bizim için hayırlı olmayabilir. Bunu ancak geçen zaman zarfı içinde görebiliyorsunuz, anlayabiliyorsunuz. Kör olan gözler açılıyor, perdeler aralanıyor, gizler ortaya çıkıyor sanki… 

 

            Yaşadığınız duygu selinin yoğunluğuna göre; içinizdeki yangınlar sizi sardıkça çıkmaza düşebilir, acı çekebilirsiniz. Her acı tecrübedir. Tecrübeli insan kolay kolay hata yapmaz. İyi düşünüp, her şeyi güzele yormak en güzelidir. Psikolojik olarak da iyimser olmak, depresif durumlardan kişiyi uzak tutar.

 

              Her şey de hayır vardır. Bunu hayat prensibi edeninler hayata daha renkli ve daha güzel bakarlar. Yarın için ümitlidirler. Konumuzla alakalı sizlere küçük bir hikâye anlatmak istiyorum. İlk başta kötümser düşünmeye sevk eden bir durum nasıl da hayırla sonuçlanıyor.

             

               Zamanın birinde soğuk bir kış sabahı erken saatlerde limanın birinden bir balıkçı filosu denize açılır. Rızklarının peşine giderler. Öğleden sonra büyük bir fırtına kopar ve gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememiştir. Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini ovuşturup, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Allah’a dua ederek liman çevresinde bir geri bir ileri dolanıp dururlar. Bu berbat  psikoloji içinde belirsizlik sürerken, bir de liman kenarında bulunan evin birinde yangın çıkmaz mı, erkekler olmadığı için yangını söndürüp evi kurtarmak mümkün olmaz.


             Ancak gün ışımaya yakın balıkçı teknelerinin tümü de sağlam olarak limana döner. Fakat orada ümitsiz, buruk bir kişi vardır. Bu kişi yangında evi kül olan adamın eşidir. Kocası karaya çıkarken şöyle bağırır, "Aman Allah’ım, mahvolduk! Evimiz, içindeki her şeyle birlikte yandı,  kül oldu!" Adam ise, kadını şaşırtan şu sözleri haykırır, "O yangına şükürler olsun! Yanan evimizin ışığı sayesinde bütün teknelerle beraber yolumuzu bulabildik ve canlarımız sağ döndük

           

            Yaşadığınız anı, duyguları ya da beklentileri istediğiniz gibi değil de hayırla yorumlayın, hayırlısını isteyin. Her şey de hayır vardır. Hayırlısı olsun hep…

            

                Esen kalın, mutlu kalın, hoşça kalın… Saygılarımla..!

              

Ramazan Osma

İletisim icin: furkanmete_55@hotmail.com

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.