banner122

Sağlık Personelleri Basın Açıklaması Düzenledi

20.08.2019 tarihinde Aile Sağlığı Merkezinde Dr. Hakan Uzun’un yaşadığı şiddet olayının ardından Sinop Aile Sağlığı Merkezi Dernek Başkanı Dr. Süleyman Akyıldız, sağlık personelleriyle birlikte basın açıklamasında bulundu.

Sağlık Personelleri Basın Açıklaması Düzenledi
21 Ağustos 2019 Çarşamba 21:45

“Dün, Gerze ve Ayancık ilçelerimizde, iki hekim arkadaşımıza, görevleri başında,misafir hastalar tarafından saldırılar yapılmıştır. Saldırıların sebebi, saldırgan kişilerin kanunlara aykırı isteklerde bulunması ve bu uygunsuz istekleringörevli hekimlerce yerine getirilmemesi olmuştur.

Ülkemizde sağlık çalışanları her geçen gün onlarca kez şiddet yaşamaktadır. Sağlıkta şiddet azalmak bir yana, hızlanmakta, meslektaşlarımızı silahla yaralamaya, öldürmeye varan infial yaratıcı boyutlar kazanmaktadır. Sinop ilimiz, Ülkemizde en mutlu şehir ünvanına sahip bir ildir. Ne yazık ki burada bile sağlıkta şiddet olmakta ve bu ilimize yakışmayan durumlar meydana gelmektedir.

Dün yaşanan ve her gün yaşanması muhtemel bu sağlıktaki şiddet, ne ilktir ne de son olacaktır. Biz hekimler ve sağlık çalışanları bu koşullar altında görevimizi yerine getiremediğimizi haykırıyoruz. Yetkililerden yıllardır bir an önce sağlıkta şiddeti önleyici, yaptırım gücü yüksek yasal değişiklik istiyoruz.

Bizler sağlık çalışanları olarak sağlıktaki şiddete, kamuoyunun ve kamu otoritesinin dikkatini çekmek üzere her türlü çağrıyı ve eylemi yaptık. Sağlıkta şiddet, tabi ki yalnızca birinci basamakta değil, sağlık hizmetinin verildiği tüm alanlarda; acil servislerde, kamu ve özel hastanelerde, yoğun bakımlarda, eczanelerde önemli bir sorun olmaya devam etmektedir.

Sağlık emek ve meslek örgütleri uzun yıllardır sağlıkta yaşanan şiddetin nedenleri, şiddete karşı alınacak önlemler konusunda kamuoyunu bilgilendirmekte, yöneticileri şiddeti durdurmak için sorumluluk almaya davet etmektedir. Bütün bu çabalarımıza karşın, Dr. Ersin ARSLAN, Dr. Kamil FURTUN, Dr. Aynur DAĞDELEN ve Dr. Fikret HACIOSMAN’ın öldürülmeleri ve nice şiddet olayı ile ilgili sağlık otoritelerinin, adalet sağlayıcıların gereken adımları atmadığını üzülerek görüyoruz. Sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30-40 şiddet olayı yaşanmaktadır. Bu sorun, bir yandan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının can güvenliğini tehdit ederken aynı zamanda sağlık hizmeti sunumunu da engeller hale dönüşmüştür. Şiddet, direkt olarak sağlık çalışanına olmakla birlikte, sağlık sunumunu engellemesi nedeniyle dolaylı yoldan vatandaş da şiddetin olumsuz sonuçlarına maruz kalmaktadır.

Bu durum; sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir!

Sağlıkta şiddetin toplumsal etkenleri vardır ve bunlar giderilmedikçe sağlık kuruluşlarını tam olarak güvenli ve huzurlu yerler haline getirmek olanaklı değildir. Kuşkusuz kışkırtılmış acil sağlık talebinin eldeki hizmet olanaklarıyla tam olarak karşılanamamasının, vatandaşların sağlık hizmet beklentisinin yapay biçimde yükseltilmesinin gelinen tabloda katkısı büyüktür. Angaryaların yüklendiği gereksiz raporlar, negatif performans uygulaması, önü alınamayan usulsüz istekler Aile Sağlığı Merkezlerini huzurlu çalışılan, nitelikli sağlık hizmetinin sürdürüldüğü yerler olmaktan çıkartmaktadır. Kapıdan giren her kişinin potansiyel bir tehlike olabileceği duygusu hekimlerde ve Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarında tarifsiz gerginlik yaratmaktadır. Hekimler bilime ve yasalara göre davranmaları durumunda idare, toplum ve medya tarafından yalnız bırakılacağı hatta suçlanabileceği kaygısı taşımaktadır. Her gün yaşanan yıpratıcı ve tüketici bu süreç şiddetin de eklenmesiyle yok edici olmaya başlamıştır. Ancak, açık olarak görülen bir başka gerçek, kamu otoritesinin, sağlık kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak için alması gereken etkin önlemleri almadığı, caydırıcı cezaları yürürlüğe sokmayarak, hasta memnuniyeti esasıyla sağlıkta iyiliği değerlendirdiğidir. Bu yanlış tutum, daha birçok hekimin ve sağlık çalışanın şiddete uğramasına ve can kayıplarıyla karşılaşılmasına neden olacaktır.

Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarının temsilcileriyle sorunun çözümüne yönelik işbirliğine gitmesi zorunludur.

Artık tek bir sağlık çalışanının bile şiddete uğramasına tahammülümüz yoktur. Sağlıkta şiddeti önleyici yasal düzenleme bir an önce yapılmalıdır. Aksi takdirde sağlıkta etkin bir şiddet yasası çıkana dek haklı mücadelemiz artarak devam edecektir.”

Dr. Süleyman Akyıldız sözcülüğünde Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen basın açıklamasına sağlık personellerinin yanında sivil toplum örgütleri ve birçok vatandaş katılım sağladı.


İlgili Galeriler
banner136
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hipokrat Yemini - 4 hafta önce
Bu doktorun yaşadığı şiddeti tabiki tasvip etmiyorum fakat Hipokrat yemininde açıkça ifade edilen hastaya zarar vermemek, daima onların iyiliklerini düşünmek konusunda negatif bir durumu olduğunu ve hastanında bu negatifliğe karşı etkiye tepki verdiğini düşünüyorum, neden böyle düşünüyorum çünkü bu doktor ile bende muayeneye gittiğimde bir münakaşa yaşadım, yetkilerin bu doktorun hasta ilişkilerindeki olumsuz yaklaşımını da bence mercek altına almalılar.
Avatar
Misafir - 4 hafta önce
Gerzede çocukluğum da bende tedavi için bu beyfendiye gidiyordum hiç unutmam konuşma tarzını egosu aşırı yuksek hiçte sevmezdim biraz önce insan kendisine bakmalı mağduru oynamaya gerek yok ismini gördüğümde kesinlikle karşı taraf haklıdır dedim
Avatar
genel müdür - 4 hafta önce
öncelikle doktora geçmiş olsun demek isterim ancak kendisi hastalara yaklaşımı çok itici ve kaba hastalara uygun dille yaklaşmadığı kanaatindeyim kendisine bende gittim yaklaşımı çok soğuktu hastanın şeker hastası olması elinde olmayan sebeblerden sinirlenerek darp uygulaması isteği dışında olduğunu düşünüyorum umarım bu bir ders olup hastalara yaklaşımını gözden geçirmeli.
Avatar
gerzeli - 4 hafta önce
her türlü şiddete, nasıl geliştiğine bakmadan ne, neden demeden karşıyım. AMA cogu doktoru dısarda tutarak ve sadece gerzeyi baz almayarak birkaç bir sey söylemek istiyorum; doktorlar yogun mesai, nöbetler, anlayışsız hastalar, anlayamayan hastalar derken zor bir meslek icraa ediyorlar. ama Türkiye şartlarında nispeten daha iyi hayat koşullarına, saygınlığa, maddi-manevi iyi imkanlara sahip oluyorlar. işçilerin, emekçilerin, esnafların bir günde yaşadığı stresi yasasalar belki de delirip istifa ederler. yeni türkiye'yle birlikte hayatımızı esir alan saygısızlık, hoşgörüsüzlük, maalesef ünvana üniversitene bakmıyor. her meslekde var. maalesef doktorlarda da var. kutsal bir iş yapıyorsunuz ama siz kutsal değilsiniz. gün içinde 100. hastaya da bakıyor olsan saygılı hoşgörülü olacaksın. maalesef büyükşehirlerde doktorların saygısızlığı meşhurdur. bari küçük ilçelerimizde olmasın. (yazdıklarım konu dışıdır,bu yaşanan olayı bılmıyorum, genel konustum. )
Avatar
ramazan Kurtoğlu - 4 hafta önce
bu olayda kınanacak bir durum yoktur.
%100 ağır engelli bir vatandaşa daha ilk başta başlayan azarlama ve aşşağılayıcı sözler ile, senin aile hekimin ben değilim, istesem sana yardımcım olmam, ama iğilik yapıyorum sana gibi bir uslup ile ve hastayı dinlemeden öz geçmişini anlatırken dinlemeden hastanın yüzüne bile bakmadan, ses tonunda bile asabiyetli bir şekilde konuşan bir doktorun, gelen hasta ile üstün körü konuşmasının ve karşısında ki insanın %100 ağır engelli ve ileri evre kalp yetmezliği olduğunu yazdığı ilaçların kalp rahatsızlığı ve şeker rahatsızlığı olan birisinin olduğunu dinlemese bile yazdığı ilaçdan neler yaşayabileceğini konunun uzmanı olarak bilip hasta ile onu bilerek diyaloğa girmesi gerekir idi.
bu olayda olan şu hastayı darp etmek için koltuğundan kalkan ,darp edemeyen ve cinnet getiren ve sonra da maduru oynama durumu .
Avatar
Nilgün CANDEMIR - 4 hafta önce
Sağlık hizmet-i veren tüm hekimlerimizin uğramış olduğu BU çirkin ve mesnetsiz olaylar inanın beni derinden etkiliyor ve üzüyor evet hekimler arasında da hastalara kötü davrananlar var Fakat bunun yolu hekimi darp etmek yada öldürmek değil ilgili kurumlar var sikayete açık ne yazık ki her iki konudada maaalesef denetim ve uygulamada oldukça esnek durumlar var herkes görevini layıkı ile yapsa ve doktor hastasına şevkatle yaklaşsa hasta doktoruna saygı ile yaklaşsa bu çirkin olaylar olmasa ve insanlar bir birini anlasa sevse herşey çok güzel OLACAK
Misafir Avatar
aile hekimi - 3 hafta önce @Nilgün CANDEMIR
Aile hekimi yaptığı muayene dolayısıyla devletten hiçbir şekilde para almamaktadır. Ne birincisinde ne sonrasında.
Misafir Avatar
Ramazan Kurtoğlu - 4 hafta önce @Nilgün CANDEMIR
kardeşim doktora bir saldırı olayı yoktur.
1 yıldır o sağlık ocağında diğer doktorlardan deflarca hizmet alındı ve her seferinde burada ikamet ettiğimiz açıklanmıştır.
doktorun kimliği aldığında sizi aile hekiminiz olarak kendimi kaydetmem yada müsait bir hekime gidin o sizi kendisine kaydetsin demeleri gerekiyor idi.
kaydı yapan hekimler vatandaş değil.
ayrıca devlet misafir olarak bakılan hastalar için tek seferlik ödeme yapıyormuş doktorlara, misafir kişi 2. ve 3. gidişlerinde doktor baktığında herhangi bir ücret ödemiyormuş.
tatil beldesine tatilci akını olduğundan dolayı doktorların ücret almadan bakamak zorunda kaldığı da bir gerçektir.
fakat bu meselede doktoru darp etmek, yok, bedavadan bakıyorum bana minnet duyacaksın diye krize giren cinnet getiren bir doktoru zapdetme olayıdır bu.
bütün mesele devletin uygulamasından dolayı beleş baktığı hastaları maddi kayıp olarak görme meselesi, devlet ile olan sürtüşmeyi hastalara maleden bir doktor zihniyeti bütün mese
Avatar
Ramazan Kurtoğlu - 4 hafta önce
DOKTORU DÖVMEK GİBİ BİR OLAY YOKTUR KARDEŞİM.
doktorun %100 ağır engelli vatandaşı dövmeye yeltenmesi ve dövemeyince de cinnet getiren doktoru zapdetme olayı vardır.
zanlı diye linç edilen şahıs doktorun dövmek için kalktığı ağır engelli raporu olan ileri evre kalp yetmezliği şeker hastalığı arnold chari mosfasyonu, kronik ağrı hastalığı ve obsesif olan bir hastayı darp edemediğinden dolayı cinnet haline girmesi ve ağır engelli birisi tarafından daha fazla kendisine ve etrafına zarar vermemesi için derdest etme olayı vardır.
tüm mesele bu.
Avatar
Ramazan Kurtoğlu - 4 hafta önce
sağlıkda şiddet yasası değil çözüm, hekimlerin daha fazla hoşgörü ve gelen hastayı bir ticaret malı olarak görmemeleri çözüm.
il sağlık müdürlüğü ile yapılan görüşmede, devletin misafir olarak bakılan hasta için bakan hekime 1 seferliğine ödeme yaptığını ikinci sefer olunca bakan hekime baktığı için bir ödeme yapmadığını söylediler.
doktor beyin bakmak zorunda değilim aile hekimin İstanbul gözüküyor dediği noktada , şahsıma verdiği hizmetten dolayı hiçbir ücret alamamasından dolayı , sürekli bana iyilik yapıyorum demesini ve bana beleşden katlandığını ima etmesiymiş.
yani doktor beyin açıkça zoruna giden bana reçete yazdığında sistemden baktığı için bir ücret alamayacak oluşundan dolayı bu kadar sinirlenmiş olduğunu İlsağlık müdürlüğü verdiği bilgi ile anlaşılmıştır.
doktor beyin şahsıma asabi sinirli ve hakaret ve haddi aşan sözlerinin temeli, beni ne hasta ne de insan olarak görmeyip tamamen cebin duygusallığıymış.
saygılarım ile.