Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ve Kahramanmaraş’ta yaşanan, eğitimci ve öğrencilerin hayatını kaybettiği saldırılar Türkiye’yi yasa boğarken; Gerze’de eğitim sendikaları ortak bir duruş sergileyerek şiddete karşı savaş açtı. Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim-Sen tarafından yapılan basın açıklamalarında, okulların birer şiddet mekânı haline getirilmesine sert tepki gösterildi.
Eğitim-Sen: EĞİTİMDE ŞİDDETE HAYIR!
"Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki saldırının şoku üzerimizdeyken; Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan ikinci saldırıyla bir kez daha sarsıldık. Bir eğitim emekçimizi ve evlatlarımızı kaybetmenin derin acısını yaşıyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar dilerken, artık söylenecek sözlerin tükendiği noktada olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.
OKULLAR GÜVENLİ LİMANLAR OLMALIDIR
Okullar, kapısından girerken herkesin kendisini güvende hissetmesi gereken yerlerdir. Oysa bugün, şiddetin ve kontrolsüzlüğün gölgesi eğitim kurumlarımızın üzerine düşmüştür. Yaşanan bu acı olaylar, okullarımızdaki güvenlik önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur. Eğer gerekli tedbirler zamanında ve eksiksiz alınsaydı, bu saldırıların önüne geçilebilirdi.
ŞİDDET TESADÜF DEĞİL, TOPLUMSAL BİR SORUNDUR
Yaşananları sadece münferit olaylar olarak görmüyoruz. Şiddet, toplumsal yapıdaki kutuplaşma, umutsuzluk ve dışlanma ortamından beslenmektedir. Okullarımızda son bir yılda yaşanan vakalar, meselenin derinlemesine ve kalıcı politikalarla ele alınması gerektiğini göstermektedir. Eğitimcilerin itibarsızlaştırılması ve korumasız bırakılması, bu şiddet sarmalını tetiklemektedir."
Eğitim-İş: "Güvenlik Tasarruf Konusu Yapılamaz!"
Eğitim-İş, yaşanan olayları bir "kamusal sorumluluk yıkımı" olarak tanımladı. Kamu binalarındaki güvenlik açıklarına dikkat çeken sendika, piyasa mantığıyla eğitim yönetilemeyeceğini belirtti:
"Çocukların ve kamu emekçilerinin yaşam hakkı, günü kurtaran söylemlerle geçiştirilemez. Okullarda en üst düzey güvenlik önlemleri derhal alınmalıdır. Bu bir yönetim sorunu değil, doğrudan bir yaşam hakkı ihlalidir. Sabır tükenmiştir; bu ihmal zinciri kırılmak zorundadır!"
Hürriyetçi Eğitim-Sen: "Caydırıcı Yasalar İçin Ne Bekleniyor?"
Hürriyetçi Eğitim-Sen ise medyadaki şiddet dilini ve hukuki boşlukları hedef aldı. RTÜK ve Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunan sendika, somut taleplerini sıraladı:
"Dizilerde şiddetin normalleştirildiği bir ülkede, suç işleyenlerin hiçbir korkusunun olmaması bu sonuçları doğurmaktadır. Okullara pedagojik eğitim almış kadrolu güvenlik personeli atanmalı, eğitim çalışanlarına saldırının cezası en ağır yaptırımlarla yasalaşmalıdır. Öğrenilmiş çaresizliği bırakıp, bu şiddet sarmalına dur diyeceğiz."
Ortak Talep: Güvenli Okul, Liyakatli Yönetim
Gerze Belediye dükkanları önünde bir araya gelen eğitim emekçileri, veliler ve vatandaşlar; "Eğitimde Şiddete Hayır" yazılı posterler ve pankartlarla saldırıları protesto etti. Üç sendikanın da ortaklaştığı ana nokta; okulların ideolojik saldırılardan arındırılarak, bilimsel, laik ve güvenli limanlar haline getirilmesi oldu.
Açıklama, saldırılarda hayatını kaybedenler için tutulan yas ve "Susma haykır, şiddete hayır!" sloganlarıyla sona erdi.