SEVGİ ÜZERİNE


Orhan Uğur

Orhan Uğur

Okunma 29 Ağustos 2022, 10:34

Merhaba sevgili okurlar, bu hafta sizlere ‘’Sevme sanatı’’ndan bahsetmek istiyorum.
Sanat; insanın duygu, düşünce ve hayallerini yaratıcı gücünü kullanarak kişiyi etkileyecek biçimde ifade etmesidir. Sosyolog Eric Fromm, “Sevmek bir sanat mıdır, kaderimiz midir yoksa bazılarımızın kapıldığı tatlı bir duygu mudur?” der. Tahmin ediyorum ki büyük çoğunluk ikinci önermeye inanmaktadır. Oysa yazar ve onun gibi düşünenler birinci önerme üzerinde durmuşlardır. Sevgi için bilgiye ihtiyaç vardır, hiçbir şeyi bilmeden sevemeyiz. Sevgi için emeğe, çabaya, ustalığa, yeteneğe ihtiyaç vardır. Sevgi için güvene, saygıya, sabır ve özveriye ihtiyaç vardır. Sevgi doğuştan gelmez, kendiliğinden oluşmaz. Tıpkı bir sanat gibi emekle, disiplinle, sabırla, öğrenilir ve öğretilir. Eğer kişi yalnızca canı istediği için severse, bu eğlenceli ve güzel bir uğraş olabilir. Ancak sevgi disipline edilmeli, üzerine yoğunlaşılmalı ve sabırla uygulanmalıdır. Diğer canlılardan farklı olarak insan zeka ile ödüllendirilmiştir. Sevginin kaynağı yaratıcı faaliyetlere katılmaya duyulan arzudur. Tek ve ayrı olma duygusu huzursuzluğun kaynağıdır. Birey kendini başkaları ve diğer düşüncelerle bütünleştiremez ise yalnızlık, çaresizlik, yılgınlık ve korku içinde boğulur. Her insan sevgiye muhtaçtır, aşk ve sevgi üzerine binlerce hikaye okur, şarkılar dinler, hayaller kurar. Sevgiyi genellikle dışarıda arar ve sevilmek olarak algılarız. Oysa sevginin aslında öğrenilmesi gereken bir duygu olduğunu bilmeyiz. Sevgi denilince akla hemen kadın ve erkek arasındaki ilişki gelir. Toplum, erkekler güçlü, paralı ve yakışıklı ; kadınlar ise güzel, bakımlı ve çekici olmalı gibi bir yanılgıya düşer. Sevgi öğrenilmesi gereken bir duygudan ziyade bir nesne olarak algılanır ve bunun sonucu olarak da ilk görüşte aşık olma yanılgısına düşülür. İnsanların daha birbirlerini tanımadan duvarları yıkıp tek bir kişi gibi davranmaları oldukça hayalperest bir yaklaşımdır. Bu ani yakınlaşmalar, insanlar birbirlerini tanıdıkça yerini çelişkilere, yılgınlıklara, düş kırıklıklarına bırakır ve başlangıçtaki heyecandan kalan ne varsa silinip gider. Birbirleri için yanıp tutuşmalar, deli divane olmalar kaybolur. Aksini kanıtlayabilecek çok az istisna dışında, bu birliktelikler hüsran ve aşk acısıyla son bulur. Sevgi bir inanıştır, hayatı özel kılan bir duygudur, kendinizi severseniz başkalarını da sevebilirsiniz. İnsanın kendini sevmesi kadar doğal bir şey yoktur. Fakat eğer kişi tavır ve karakter yönelimini kendi ve yanındaki birkaç kişi veya nesne ile sınırlı tutarsa, bu sevgi değil aşırı bencilliğe dönüşür, çok tehlikeli bir hal alır ve sonu yıkıcı olur. Aşırı gurur, kıskançlık, kibir, kendini beğenmişlik sevginin en büyük düşmanlarıdır. İlginç bir bilgi vereyim; Eric Fromm, çocukların 8-10 yaşlarına kadar sadece sevilmeyi bildiğini, daha sonra yavaş yavaş sevmeyi , paylaşmayı öğrendiğini söylemektedir. Anneye, babaya, kardeşlere duyulan sevgi dayanışma, kaynaşma ve aynı olma duygusuna dayanır. Ancak, sevgi yalnızca kan bağı olan birini sevmekle sınırlandırılamaz; sevgi, tüm insanlığı sevmektir. Sevmek bir eylemdir. Her şeyden önce paylaşmaktır, vermektir. Ancak bu, "Çok parası ve malı olan kişi daha çok şey sunabiliyor diye daha sevgi doludur.” Demek değildir. Burada vermekten kastedilen, maddi değerler değil; bilgi vermek, ilgi göstermek, zaman ayırmak, duygu alışverişinde bulunmak, hayattan kesitler paylaşmak gibi soyut değerlerdir. Atılması gereken adım, sevginin bir sanat olduğunun farkına varmak ve önce teoride, sonra da pratikte bu sanatta ustalaşmak için çaba sarf etmektir. Sevgi insanlar arasındaki en güçlü bağdır. Üretilmeyen sanat nasıl yok olmaya mahkumsa, sevgi de güç ve karşılık bulmazsa erir ve biter. Yüreklerimizi sevgiyle doldurmak dileğiyle hoşça kalın.
‘’Sevgini yüreğinden eksik etme. Sevgisiz yaşam, bütün çiçeklerinin ölmüş olduğu güneş olmayan bir
bahçe gibidir’’. - OSCAR WİLDE
Kaynakça: Sevme Sanatı -Eric Fromm
ORHAN UĞUR

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.