Tören, Atatürk Anıtına çelenk sunulması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Protokol ve Vatandaşlar Katıldı
Hükümet Konağı önünde yapılan törende; Kaymakam Yıldız Büyüker, Belediye Başkanı Osman Belovacıklı, Gerze Cumhuriyet Savcısı Serhat Ulu, Gerze İlçe Jandarma Komutanı Ütğm. Ahmet Göl, Gerze Emniyet Müdürü Burak Hayrettin Doğansoy, kurum müdürleri ve amirleri, şehit yakınları, gaziler, siyasi parti temsilcileri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu hazır bulundu.
Günün Anlam ve Önemi Anlatıldı
Gerze İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Uzman Çavuş Metin Çekiç, günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yaptı.
Çekiç yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Sayın kaymakamım, kıymetli protokol üyeleri, aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz, değerli Gerzeliler;
Bugün burada, milletimizin onurunu yücelten, tarih boyunca nesillerden nesillere taşınan en büyük mertebelerden biri olan gaziliği anmak için toplandık. Şehitlik ve gazilik, milletimizin imanının cesaretinin ve vatan sevgisinin en kutsal ifadesidir.
Tarih boyunca milletimiz, vatan savunmasında tek yürek olmuştur. Dün Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da omuz omuza savaştıysak, bugün de terörle mücadelede ve vatan savunmasında aynı kararlılıkla dimdik ayaktayız. Önemli olan tek şey; ay yıldızlı bayrağımızın dalgalanması, ezanımızın semalarda yankılanması ve milletimizin birliğidir.
Bir gül bahçesine girer gibi kara toprağa koşan kahramanların ruhu, bugün gazilerimizin onurlu varlığında yaşamaktadır. Vatan için ölümü göze alan şehitlerimizin emaneti, gazilerimizin taşıdığı şeref madalyalarıyla birleşerek bu millete yol göstermektedir.
Biz biliyoruz ki, düşen sancak, düşen vatan demektir. Ama bu millet, sancağını asla düşürmedi, düşürmeyecek. Gazilerimiz, o sancağın dalgalanmasının yaşayan timsali, vatanın göğsünde dimdik duran onurumuzdur. Onlar, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun en canlı örnekleridir.
Türk tarihi, gazi ve şehitlerin omuzlarında yükselmiştir. Anadolu'nun Türkleşmesinde ve İslam’la şereflenmesinde gazilerin katkısı büyüktür. Orhan gazi döneminde güçlenen gazi teşkilatı, Karesili gazi beylerin öncülüğünde Osmanlı’yı Çanakkale’nin ötesine taşımıştır. Osmanlı'nın kurucularının isimlerinin sonundaki "gazı" ünvanı, bu kutlu mirasın en anlamlı nişanesidir: Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Orhan Gazi ve Kosova’da şehit düşen gazi Hüdavendigar... Bu ünvan, yalnızca bir isim değil, milletin özgürlüğüne adanmış hayatların simgesidir.
Gazi, devletin bağımsızlığı ve milletin egemenliği yolunda canını ortaya koyan, görevini yapıp sağ kalan kişidir. Bu yolda şehadet şerbetini içene ise şehit denir. Türk milleti, "ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan istiklal Harbi’ne kadar destanlar yazmış ve büyük zaferler kazanmıştır.
Değerli misafirler;
Gazilerimiz ve şehitlerimiz yalnızca bu toprakların değil, bütün bir gönül coğrafyamızın da umududur. Kerkük’te "Osmanlı’nın artığısınız" denildiğinde kahrolan ninenin; Bosna’da "Türkiye için dua etmeden seccademi kaldırmam" diyen teyzenin; Gazze’de "bir gün gelecekler" diye haykıran çocuğun gözyaşında, Ahıska’dan Kırım’a, Tebriz’den Üsküp’e, Priene’den Kazan’a, Baykal’dan Tuna’ya, Mekke’den Kudüs’e kadar uzanan bütün coğrafyalarda Türk’e umut bağlayan her yürek bu mücadeleye ortak olmuştur.
Türkiye cumhuriyeti de bir gazi eseridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e gazilik ünvanı veren Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir. Bu millet, Alparslan'ın, Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin Ve Atatürk'ün yolunda, gazi bir millettir. "Her Türk Asker Doğar" sözü boşuna değildir; çünkü tarih, Türk’ün cesaretini ve kahramanlığını kaydetmiştir.
Bugün bizlere düşen görev, şehitlerimizin kanıyla, gazilerimizin fedakârlığıyla yoğrulmuş bu topraklarda onların emanetini korumak, birlik ve beraberliğimizi daim kılmak ve terörsüz bir Türkiye idealini hayata geçirmektir. Gazilik ruhu, cesaret ve fedakârlığın timsali olan bu milletin geçmişten geleceğe uzanan köprüsüdür.
Ve unutmayalım ki bu millet, tanrı dağı eteklerinde alp olmuş, İslam’la şereflenmiş ve âleme nizam vermek uğrunda ya şehadet şerbetini içmiş ya da gazi olmuştur.
Baykal'dan Tuna’ya, Mekke'den Kudüs'e; Türkmen Dağı'ndan Erciyes'e, Ahlat'tan Tebriz'e, Üsküp'ten Prizren'e kadar bütün gönül coğrafyamız, bize dair umut taşımaktadır.
Kıymetli misafirler;
Bugün, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin onurlu varlığına sahip çıkma günüdür. Bugün, terörden arındırılmış bir Türkiye idealine kenetlenme günüdür. Bu vatanın değeri, özgürlüğümüzün bedeli, bir hilal uğruna toprağa düşen binlerce güneşin fedakârlığıyla ölçülür.
"Nerede var böyle vatan, ovalar, vadiler şehit vatanı."
"Nehirler gazidir, dağlar kahraman."
O yüzden diyoruz ki:
Daha güçlü bir gelecek için, birlik ve beraberlik içinde yolumuza devam edeceğiz. Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin onuru bizlere daima ışık olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Mustafa Kemal Atatürk’e mareşallik ve gazilik ünvanının verilişinin 104. Yıl dönümünde, başta gazi Mustafa Kemal Atatürk Olmak üzere tüm kahraman gazilerimizi minnetle, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Gaziler günümüz kutlu olsun...”

Program Öğrencilerin Şiirleriyle Sona Erdi
Yapılan konuşmaların ardından öğrenciler tarafından günün anlamına ilişkin şiirler okundu.








































