Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törende konuşan Gerze İlçe Emniyet Müdürü Burak Hayrettin Doğansoy, polislik mesleğinin fedakârlık ve adanmışlık gerektiren yönlerine dikkat çekti.
Doğansoy konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Tam 27 yıl oldu... İlk günkü gibi heyecanlı, ilk günkü gibi aşkla ve şevkle bağlıyım sana... Bu kadar sıkıntı ve stresin kaynağı bir mesleğe nasıl aşkla bağlanılır... Bu nasıl bir bağ ki eşten, çocuktan, yardan bile geçilir bazen... Çözülmemiş olaylar, faili yakalanmamış suçlar, dinmemiş hıçkırıklar bağlar insanı... Uykuya hasrettir gözleriniz, aileniz de size hasret... Geceleriniz sabah olur çoğu zaman uykusuz ve yorgun... Bayramların çoğunda görevdesinizdir ve o yüzden en büyük bayramınız aydınlattığınız olaylar ve yakaladığınız faillerdir...
İlk evliliğinizdir polislik, duvağını açmadan görücü usulü yaptığınız... Öyle sabırsız yürümez bu evlilik... Ne lazımsa sürdürebilmek için dimdik durur insan yanlışa ve zulme karşı... Karşılıksız seversiniz mesleğinizi onca sıkıntıya rağmen... Polissinizdir ve öyle ayrılmak kolay değildir her kavganızda... Daha yüzmeyi öğrenmeden okyanusun dalgalarında bulursunuz kendinizi... Her telsiz anonsu, her ihbar, her olay, her gözyaşı kamçılar ruhunuzu... Bazen ağlarsınız gizlice bir köşe başında ya da odanızda... İçinizi acıtan, vicdanınızın bam teline dokunan ne çok an vardır ve ne çok insan...
Bir emeklinin üç aylığını çalan hırsızı yakaladığınızda ya da geleceğimizi zehirleyen kansız tacirlerin yüzlerine baktığınızda sabır taşınız çatlamak üzeredir... Sizi tutan bir şey vardır, elinizi kolunuzu bağlayan... Kanun adamısınızdır ve dişleriniz dudaklarınızı kanatır çoğu zaman... Tüm açıkları siz kapatırsınız, vazifeniz olsun olmasın... Bütün ihbarlar acil yardım istekleri size yapılır... Size güvenir ve sizi arar insanlar... Çünkü hep varsmızdır, hep hazırsınızdır yardıma... Bütün dertlere amadesinizdir... Dükkanınız hep açıktır ve hiç kapanmaz kontağınız... Yaraları ilk siz sararsınız, daha ambulans gelmeden... Yangına ilk suyu siz sıkarsınız. Hatta bombaların üzerine siz atlarsınız patlarken, başka canlar yanmasın diye... Maçlarda, konserlerde, gösterilerde siz varsmızdır... Yangında depremde selde siz... Hasılı olmadığınız bir yer bulunmadığınız bir görev yoktur... Sabırla ve metanetle yapılan bu cefakârlık ve diğerkâmlığı hangi meslekte bu kadar yoğun ve içten görebilirsiniz... Ailenizden çok meslektaşlarınız yanınızdadır... Görevlerde ayaküstü yediğiniz simitlerin, efkarlı içilen sigaraların soğuk ve demsiz çayların ortağıdır arkadaşlarınız... Sizi en iyi onlar anlar, aynı denizdesinizdir ve aynı gemide... Sevincinizde birdir ıstırabınızda... Kaderlerinizde arkadaştır, kederlerinizde...
Anlatılacak çok şey vardır bize dair ve söylenecek çok söz... Yaşanılan her günün hikayesi ve mürekkebi ayrı... Ama bir şey var unutulan... Bu fedakarlığa ortak sabırlı ve metanetli ailelerimiz... Kaç gece yastığa başını tek koymuştur eşlerimiz ve kaç bayram birinci gün öpülmemiştir ellerimiz... Bazı gündüzler azar işitmiştir çocuklarımız annelerinden, babaları uyanmasın diye... Yemekler yalnız yenilmiştir çoğu kez ve kahvaltılar yalnız...
Ve şimdi sevgili halkımız size sesleniyorum en içten ve samimi halimle... Bilin ki tüm duvarlarımızı yıktık sizinle aramızdaki... Tüm perdelerimizi kaldırdık... Tüm acı hatıralarımızı, yanlışlarımızı, günahlarımızı gömdük... Eski bizlerle yüzleştik... Mazimizin karakolunu polis merkezi yaptık... Aynasız lığımızı da tarihe gömdük... Artık geri gitmesin ayaklarınız... Yolunuzu değiştirmeyin artık önümüzden geçerken... Ve lütfen unutmayın bizim de sizden biri ve en önemlisi insan olduğumuzu... Şunu bilin ki artık gülümsüyor yüzlerimiz ve daha da gülümseyecek... Ve bu hizmet her zaman sizinle birlikte yürüyecek..."
Tören, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.






























