Gerze'nin Sesi - Sinop Gerze Haberleri
Gerze'nin Sesi - Sinop Gerze Haberleri
KÖŞE YAZISI

YABANCI MİSYONERLER

Volkan Yaşar Berber Volkan Yaşar Berber Yazarın tüm yazıları
23-12-2020 10:19 2 dk okuma 4.079
Paylaş:

     Zararlı yayınların kamuoyunu yanıltarak Dünya kamuoyunun ve milletlerin hak ve adaletten yana olduklarını belirtip Panislamizm ve Turanizm propagandalarını desteklemeleri tesadüf değildir. Milletlerin kendi hudutları ve milliyetlerini savunmaktan daha adil bir şey olmamalıdır. Lakin halen önü geçilemez şekilde baskıcı ve saldırganlıklar daha şiddetli şekilde azalacağına artmaktadır.

Yabancı Hrıstiyan Misyonerlik Cemiyeti ‘’Foreign Christian Missionary Society’’ çeşitli ülkelerde misyonunu şartlandırma çalışmaları sürdürürken bu cemiyete bağlı misyoner Archibald McLean anılarında der ki. ’’Ben Konstantinopol’deyken Hrıstiyan toplumlarının birbirleriyle olan çatışmalarının Türklerin Avrupa’ya girmelerini kolaylaştırdığını düşününce kahroldum. Çünkü Avrupa’da bir Türk, evin salonunun ortasında oturan bir domuz kadar garip durur. Türkler İslam’a vahşi kabileler halindeyken girdiler. İslam gelişmeyi engeller;’’ devam ederek Türk İslam ideolojisine bu denli saldırgan tavır benimsemiştir.

     Emperyalist ve Siyonist vb. baskıcı akımlar, kendi gayretlerini bilfiil tatmin edemediği yerlerde birçok paralar sarfıyla aldıkları eşhası ortaya atarak milleti birbirine vurdurduklarını ve teyakkuzda olmak zorunda olduğumuz bakidir. Dünyanın ulaşılamayacak her yerinde misyoner faaliyetler tüm hızıyla kendi ideolojisiyle devam ederken bizlerin de artık uyanışa geçerek Tarihte Kayıp Misyonerlerin secerelerinin peşine düşmeyelim? Geçmişi devşirilmiş olarak değil de bundan sonra kendi gayretlerimizle araştırarak doğru bilgiler ışığında kamuoyuna ulaştıralım.

Basın ve Medya Türk kamuoyuna anlatabilecek ve Dış dünyaya en etkili biçimde duyurabilecek seviye de olduğumuz bu zamanları değerlendirelim. Yabancı misyonerlik çalışmalarının ne kadar çetin ve bu tehlikelerin ne kadar korkunç olduğunu bilenler bilmeyenlere yazılarıyla, kitaplarıyla, söyleşileriyle nakl edebilmelidirler. Her milletin misyonerlik faaliyetleri kendine özgün olduğu gibi fikir ve yaşam biçimini de uygulatabilmesiydi. Taklit değil bütünleşebilme fikriyatıyla hareket edebilmekti. Batı’nın istediği Müslüman gibi düşünen ama Hrıstiyan gibi yaşayan toplumlar oluşturabilmekti. Farkındalığını Milli kültürle çağdaş uygarlık arasındaki bağ ile kuvvetlendiremeyenler çöküşünü kendileri başlatmış olurlar.

   Toplumun siyasi, ekonomik, sosyal yapısıyla bireylerinin yaşam biçimini ve dünya görüşünü kökten değiştirmeyi hedefleyen misyonerler daim aynı terim çağdaş uygarlık, medeniyet lafzlarıyla beyinleri yıkamayı bilmişlerdir. Son iki yüzyıl içinde binlerce yabancı misyoner ve cemiyetler büyük fedakarlıklar göstererek, yaşantılarını hatta kitaplaştırarak idol olmuşlardır. Müslümanlığı seçtiği söylenen, İstanbul’daki Alman İstihbarat görevlisi Sebottendorff, 90’lı yıllarda İstanbul’da birçok gizli toplantılara katılarak, İkinci dünya savaşı sonrası Almanya’nın teslim oluşuyla çok gizli belgeleri yok edip Beyoğlun’da intihar ettiğidir. Bilinen bilhassa Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in kardeşi Suad Kabaağaç’ın yönettiği Türk Karşı Casusluk Örgütünün İstanbul daki toplantısı idi. Suad Kabaağaç sonrasında Akdeniz’de pansiyon açarak 1950-1960yıllararası çok ünlü yabancı konuklar bu pansiyonda buluşarak gizlice toplantılar tertiplemeye devam ettiler.

   Bu zamanlarda yaşadığımız tarih tekerrürden ibaret, 1959 yılının soğuk ve karlı Ocak ayında İstanbul’a ansızın gelen Papalık temsilcisi, Fener Patriği Athenagoras’ı birden resmen konseye katılmaya davet etti. Dünya’yı şaşırtan bu olmadı meğer Papa ve patrik son beş yüzyılda hiç yan yana gelmemişken patriğin bu talebi hayal kırıklığıyla da karşılansa kabul bulmasıydı. Belki direk olarak değil ama aracılı olarak Yenidünya düzeninin şekillendirilmesinde projelendirilmeye çalışılanların menfaatimize olup olmadığı kuşkulandığımdır. Devlet içinde devlet olabilmeye uğraşanların halen bu fikriyatlarını canlı tutabileceklerine inancına teşvik gibi görünse de buna müsaade edilmeyeceği temennisindeyim.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Gerze'nin Sesi - Sinop Gerze Haberleri yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Volkan Yaşar Berber — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.