AMERİKA YENİ DÜNYA DÜZENİ

Volkan Yaşar Berber

21-12-2021 10:38

Amerika Birleşik Devleti dünyanın çeşitli yerlerinden göç eden ırkların kolonileşmesiyle devletleşmiştir.  İngiltere’ye bağımlı olarak 1783 yılına kadar idare edilerek Cumhuriyetini ilan etmişti aslen buna sebep geçmişte Papa, krallarını korumak için tapınakçıların içine sızdırdığı ajanları sayesinde Amerika’nın yeraltı kaynaklarını Londra ile paylaşmak zorunda olmadıklarını onlara fısıldatarak bağımsız devlet olabilmeleri için her türlü gücüyle destekleyecekti. 1781’de Newport’u Washington ziyaret ettiğinde Yahudiler tarafından ‘’Kral Davud Locasın’da yapılan masonik törenle karşılanmıştı mamafih Washington’un askeri birliklerini maddi destekleyenleri ünlü Yahudi banker Hayim Solomon ve Robert Morris idi.  Osmanlılar yaşananlara uzak yakın takipçisi olsa da çok az ilgi duymuşlardı. Lakin Amerika’nın istiklalini ilk tanıyan devlet Osmanlı Devleti olmuştur. Osmanlı Devleti’nin zamane Amerika’nın  Güneyliler ve Kuzeyliler iç harbinde Kuzeylileri desteklemesiyle  sempati oluşturduğumuzdan yanı sıra Macar ve Leh milliyetçililerini kabul edişimizle  Avrupa Devletlerinden özellikle İngiliz, Fransız ve Rusların düşmanca 1827’de Navarin’de donanmamızı yakmamıza sebeb olur. Bu davranışlarıyla Avrupa’nın  bize artık dost hane olmayacağının göstergesi olup Bab-ı Aliyye’de  Amerİka Birleşik Devletlerine yakınlaşmanın doğru olacağı kanaati ağır basarak politik, siyasi ve askeri  girişimlere başlanır.

         7 Mayıs 1784 tarihinde çelişkili Amerikan Kongresinin kararıyla Thomas Jefferson, Benjamin Franklin ve John Adams’ı Osmanlı hükümetiyle dostluk ve ticaret mukavelesine görevli tayin edilmişlerdi.  Londra’da  bulunan Amerikan elçisi Rufus King, Osmanlı elçisi ve  Amerikan  İş  Adamlarıyla yapılan ve yapılabilmesi olası muhtelif  temasların faydalarını içeren geniş bir layihayı Washington’a derhal iletmişti.  İzmir konsolosu William Stewart ise İşadamlarıyla sürekli dialog içerisinde olup desteklemekteydi ki ilk ticari temas 1785’de Boston’luların İzmir kuru üzümün reklam ve satışını yapmasıydı. 1797’de İlk Amerikan gemisi İzmir’e ulaşarak yün, halı, afyon vs. ihracına başlanmıştı mamafih 1816’da yine İzmir yoluyla 8 Amerikan gemisi, 1825’de 22 gemi, 1828’de 28 gemiyle  Anadolu’ya mal getirip götürmüştü. Elbet bu ani gelişmeleri yorumlayacak olursak Papa, Yahudiler, Tapınakçıların ‘’Novus Ordo Seclorum’’ yani ‘’Yeni Dünya Düzeni Devleti’’ oluşturulmuş oluyordu, Londra’nın Fransa destekçisi Papa’ya ültimatomu Fransa’da ihtilaliyle ağır olmuştu.   

       Özellikle şark yolunu elinde tutan Osmanlılarla ticaretlerini genişleterek Akdeniz’e  girmiş olan Amerikalılar, sonrası bunu İkinci Mahmut zamanında Reisülküttap Mehmed Hamid Efendiyle 30 Mayıs 1830 tarihli ilk ticaret antlaşması yapmış ve 4 Şubat 1832 tarihinde geç de olsa Amerikan kongresi  tarafından tasdik edilmiştir. Osmanlı Devletinin bedelli  Akdeniz’i koruyup gözeten Cezayir, Tunus, Trablusgarb beyliklerini de içeren geniş  Garb Ocakları vardı.  Bunun yanısıra korsanların Amerikan gemilerini yağmalamasıyla ‘’Memalik’i Müctemia-i Amerika’’ altında  Akdenize askeri filo gönderilse de  Fas hattın da yenilgiye uğratılarak 100 civarı esir verip 25.000 haraç, 40.000 dolar fidye verirler. Hatta bu saldırıları devam ettiren Amerika, 11 gemisini ve  119 esir daha vermesi  üzerine  Amerikan Kongresi çözülebilmesi için Başkan George Washington’a  700.000 dolar hibe ederek 5 Eylül 1795’de Amerika Birleşik Devletleri ile Osmanlı Devleti himayesindeki Garb Ocakları tarafından ağır 22. maddelik antlaşmayla 119 esir için 642.500 dolar haraç ödemeyi kabul ederler. Mamafih 7 Mart 1796 tarihinde Amerikan elçisi Joseph ve Cezayirli Hasan Paşa’nın imzalarıyla Amerikan ticaret gemilerinin Akdeniz de serbestçe dolaşabilmesi için yıllık 22.000 dolar haraç öderler.  Peşi sıra Fas beyi, Tunus beyi, Trablusgarb beyleriyle de ağır 11. Maddelik muadili antlaşmalar yapılarak her birinin başlangıcı ‘’ Bismillahirrahmanirrahim. Bu antlaşma dünyanın hakimi denizlerin ve karaların sultanı, kralların efendisi, sultanların sultanı, imparatorların imparatoru, Sultan Mustafa Han oğlu Sultan Selim Han’ın garantörlüğünde imzalanmıştır.’’ şeklindedir.  Öyle ki bu haraçların 1800 yılı maliyesinde ki karşılığı iki milyon doları aşmaktaydı ki tüm Amerikan bütçesinin %20’i idi. Bu sırada elbet arada problemlerde olmuyor değildi mesela;  Amerika,  Cezayir’li korsanlarla 1815 yılına kadar savaşarak Cezayirli meşhur Hamdune kaptanı şehit etmesiyle, Cezayir bir muahadeye mecbur olunup bu mücadele öncesinde tunus beyine Amerika tarafından fırkateyn verilmesinden ileri gelmiş. Bunu kıskanan Cezayir ve Trablusgarb beyleri de fazla vergi almak isteyerek çatışılırak Amerikan denizcisi ve diplomatı genç subay David Porter (1780-1843) yaralanarak esir düşer.

          Amerika Birleşik Devletleri ile İstanbul’da 1830 yılında yapılan ticaret maslahatgüzar’ının şahidi David Porter mübadele ederek şu şekilde aktarır. ’’Her iki taraf ayağa kalktı; reis efendi (Reisilküttab Mehmet Hamid) Türk antlaşmasını sağ eline aldı; Amerikan elçisi de aynı hareketi Amerikan antlaşması ile yaptı. Anlaşmaları başlarının hizasına kaldırıp aynı anda mübadele ettiler.’’ Ayrıca Bab-ı Aliyye  bir gizli madde koyarak Türk gemilerinin Amerika’da yapılmasını istemişti mamafih uygulanıldığı aşikardır. Türk donanmasına Avrupalılara karşı bir yardım etmek ve hem de Türk donanmasına  gemi satabilmek amacıyla, 1831 Kasım ayında Amerikalı Deniz İnşaiyecisi Henri Ekfort, kendi yaptığı korvet ile beraberinde Charles Rhind ve James E. De Kay ve Gemi mühendisi Foster Rhones ile İstanbul’a gelerek satış yapılır.. İkinci Mahmut’un izniyle ‘’Teksiri süfun-u hümayun sebebi hayriyesiyle Amerika’dan gelmiş olan bir kıt’a cedid ve musanna korvet Devlet-i Aliyece satın alındı.’’ Olarak neşr edilir. Askeri birçok sayılamayacak muhtelif alış veriş yapılmasıyla 1831 yılında Amerika Birleşik Devletleri İstanbul Elçiliği açılmış olmasına rağmen ancak 1867 yılında Osmanlı Devleti Sultan Abdülaziz devrinde Amerika’da sefaret açabilmiştir ki Türk dostu bir Fransız ailenin çocuğu Blak Bey elçi olarak gönderilmiştir.   Elbet sonrasında Amerikan misyonerleri  Anadolu’nun her tarafına işyeri ve yüzlerce mektep açarak faaliyetlerine başlayarak reformlara sebep verirler. Emperyalist güçlerin geçmişte olduğu gibi şimdiki zamanımızda da aynı misyonla hareket ettiklerini gözlemlediğimiz halde teyakkuzu arifane olunamayaşının sebeplerini içimizde arayabilme temennisiyle…!

Araştırmacı Yazar-Tarihçi

Volkan Yaşar Berber

              

DİĞER YAZILARI ÖNÜMDE HİÇBİR ENGEL YOK 01-01-1970 03:00 BU KİTABI NASIL OKUYACAKSINIZ? 01-01-1970 03:00 ENGELLEMELERE KARŞI KOYMAK 01-01-1970 03:00 KORKUNUN GİZLENMESİ 01-01-1970 03:00 ERGENDE MÜCADELE 01-01-1970 03:00 İÇSELLEŞTİRİLEN DEĞERLER 01-01-1970 03:00 İRADESİZLİK 01-01-1970 03:00 Milli Kültürel Mirasçısı 01-01-1970 03:00 İNSAN KURALLARA SIĞMAZ 01-01-1970 03:00 KUSURLU 01-01-1970 03:00 GELECEĞE KURAL KONAMAZ 01-01-1970 03:00 BÜYÜK SORU İŞARETLERİ.. 01-01-1970 03:00 DAVRANIŞSAL BELİRTİLER 01-01-1970 03:00 BİREYDE KONTROLLÜ YAŞAM 01-01-1970 03:00 ÜZÜNTÜSÜZ YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 ONU KURTARMAYI DÜŞÜNME 01-01-1970 03:00 KİŞİLİK BOZUKLUĞU 01-01-1970 03:00 İNİŞLİ ÇIKIŞLI DUYGULAR 01-01-1970 03:00 PASİF AGRESİF 01-01-1970 03:00 ÇAĞDAŞ AİLE MODELİ 01-01-1970 03:00 OLASILIKSIZLIK 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK AYRINTILAR 01-01-1970 03:00 GÖZLERİMİZDEN KENDİMİZE BAKMA… 01-01-1970 03:00 BU AÇIDAN BAKINCA.. 01-01-1970 03:00 BİLİŞSEL DAVRANIŞ 01-01-1970 03:00 HAYATINA YÖN VER.. 01-01-1970 03:00 YAŞAMSAL REGÜLASYON 01-01-1970 03:00 BAZILARI DA GERÇEKTEN.. 01-01-1970 03:00 OYUNLARLA YAŞAYANLAR 01-01-1970 03:00 GELECEĞE ADANMIŞ YATIRIMLAR 01-01-1970 03:00 GENÇLİKTE ERDEMLİLİK 01-01-1970 03:00 ZAMAN KIRILMASI 01-01-1970 03:00 İNSANLARDAKİ FARKLILIĞIN HİKMETİ 01-01-1970 03:00 BEN ALIŞIĞIM 01-01-1970 03:00 KİŞİDE DUYUMSAMA… 01-01-1970 03:00 FAKAT BU DOĞRU MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMA VE KAVRAMA YETENEĞİ 01-01-1970 03:00 KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI… 01-01-1970 03:00 KENDİNİ YÖNETME 01-01-1970 03:00 HAYATTA FEDAKARLIK 01-01-1970 03:00 GÖZLEMLENEMEYENLER….! 01-01-1970 03:00 DAĞILMIŞ MANTELİZM 01-01-1970 03:00 TARİHTE JURNALCILIK 01-01-1970 03:00 DÜNYA KARANLIKLARI 01-01-1970 03:00 MANKURTLAŞAN TOPLUMLAR 01-01-1970 03:00 İLİM PAZARLARI 01-01-1970 03:00 ANTİK CARUSA GERZE 01-01-1970 03:00 İNSANIN TEDAVİSİ 01-01-1970 03:00 HESABA KATILMAYAN BİLİNMEZLİKLER 01-01-1970 03:00 DİMAĞDA YOZLAŞMA 01-01-1970 03:00 İNSANIN KENDİNİ TANIMA SANATI 01-01-1970 03:00 İNSANOĞLUNUN ACİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA AZINLIK OKULLARI 01-01-1970 03:00 OSMANLI’ DAN GÜNÜMÜZE PARA 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN DÜŞMANI 'DEİZM' 01-01-1970 03:00 DÜNYA’DA TÜRKİYE GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 SIR GENÇLİKTE SAKLI 01-01-1970 03:00 TÜRK VE İSLAM ALEYHTARLARI 01-01-1970 03:00 Tarihte İnsan Tüccarlığı 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU’DA İSRAİL TESİRİ 01-01-1970 03:00 FATİH’İN MUMYASI 01-01-1970 03:00 SÖMÜRGECİ VESAYETİN YOLU 01-01-1970 03:00 ÖLÜM BANA TATLI GELDİ 01-01-1970 03:00 KAVM-İ NECİP VE KAN İMPARATORLUĞU 01-01-1970 03:00 GÖÇMENLERİN SON ADASI 01-01-1970 03:00 HAYATIN ANLAMI 01-01-1970 03:00 ERMENİ AZINLIĞINDA SALGIN 01-01-1970 03:00 GİZEMLİ YÖNETİCİLER KRALLIĞI 01-01-1970 03:00 YABANCI MİSYONERLER 01-01-1970 03:00 ANADOLU RUMLARI ve YUNANLILAR 01-01-1970 03:00 ANADOLU KADINLARININ YURTTA SULH MÜCADELESİ 01-01-1970 03:00 JAPONLARIN TÜRKİSTAN PROJESİ 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİN İLK GAZETELERİ 01-01-1970 03:00 GÖRÜLEMEYEN GİZEMLER 01-01-1970 03:00 KARABAĞ TEYAKKUZ’U ARİFANE 01-01-1970 03:00