ANADOLU KADINLARININ YURTTA SULH MÜCADELESİ

Volkan Yaşar Berber

30-11-2020 13:35

Anadolu’da kadınlarımızın kurtuluş mücadeleleri haklı gerekçelere dayandırılarak nice izler bırakmıştır ki geçmişi anmamak elde değildir. Yiğidi öldür ama hakkını yeme…! Mücadele, en vahimi olan harp ise kararsızlık, karışıklık ve en sonu anarşiyi tetikler. Çıkarları çıkmaz olmuş birçok sömürgeci komşularımız her bir yandan saldırırken vatansever, milliyetçi kadınlarımız bir araya gelerek Sivas’ta 1919 yılı sonlarında Başkanı Melek Reşit ve Katibi Şefika Kemal atanarak ‘’Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’’ kurularak zamane tüm olası tehditvari kurum, kuruluş, iktidar, muhalif vb. etkin rollere milletimize karşı yapılan haksızlıkların düzeltilmesi için telgraflar çekerek girişimlerde bulunulması manifesto niteliğinde göndermişlerdir.

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti üyeleri 28 Kasım 1919 tarihinde Padişaha, Sadrazam ve Dahiliye Nezaretine manifestoları ve bilhassa İstanbul’daki Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya temsilciliklerine Kilis’te Fransız tabur komutanının yayınladığı sert bir bildiri üzerine Melek Reşit ve Şefika Kemal imzalarıyla Sadaret’e ve Dahiliye Nezareti’ne çekilen ve bu vahşice davranışa engel olunmasını isteyen, yoksa ister istemez ulusal görevin yapılması zorunda kalınacağını bildiren 24 Aralık 1919 tarihli telgrafla tepkilerini göstermişlerdir.

Anadolu’nun muhtelif beldelerinde de şubeleriyle yayılarak ruhlara milli mücadeleyi aşılayan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Erzurum İslam Kadınları Cemiyeti İstanbul’daki İtilaf Devletleri temsilciliklerine ve Amerika Ayanına gönderdikleri 23 Aralık 1919 protesto telgrafı sonrası muhalifler tarafından kimi İstanbul gazetelerinde aleyhlerinde çıkan yalan yanlış iftira içeren yazılara nazaran İstanbul Osmanlı Matbuat Cemiyeti’ne de telgraf göndererek aleyhte yazıların son bulmasını isteyerek meramlarını ‘’Memleketimizin en mühim, en güzel aksamının işgal altında, dindaşlarımızın zulüm ve istibdat içinde inlediklerini bilmiyorlar mı.?’’ Diyerek yüksek sesle beyan etmişlerdir.

Cemiyetin her kesime gönderdiği telgraflarında belirttiği misyonunu şu şekilde belirtmektelerdi. ‘’Bizler fırka falan istemediğimiz gibi birkaç kişinin hırka kavgasına da memleketimizi feda edemeyiz. Anadolu fırka istemiyor ve istemeyecek. Biz bugün bütün Anadolu’nun müdafaa-i hukuku namına toplanmış kadın ve erkekten mürekkep bir kitle halinde memleketlerimizin müdafileriyiz. Bunu bilsinler. Eğer bu efendilerin maksatları her teşebbüs-i hayrı akamete mahkum eylemek, memlekette hiç namuslu adam bulunmadığını ilan eylemekten ibaret ise irtikâp ettikleri şu hal millet, memleket namına bir cinayettir. Tarihten korksunlar! Avrupalılar, bir memlekette intişar eden gazete o memleket ahalisinin efkar-ı umumiyesini temsil eder itikadındadırlar. İşte bağırarak söylüyoruz ki bu efendilerin neşriyatını bütün kalbimizle protesto ediyoruz.’’ İdi.

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Başkanı Melek Reşit bilahare 8 Ocak 1920 tarihinde Halide Edip Adıvar’a dahi telgraf göndererek Amerika ve Fransa Reiscumhurlarının madamları ile İngiltere ve İtalya Kraliçelerine ve Amerika Ayanıyla irtibat kurabilme fikir, öneri, düşüncelerini paylaşırlardı. Sonrası önemlisi 17 Ocak 1920 tarihinde anılan ve bilindik telgraf Fransa Cumhurbaşkanı Poincare’nin eşine ateşkes anlaşmasına güvenerek silahlarını bırakmış olan bir milletin uğradığı ağır saldırı ve haksızlıkların durdurulması ve anlaşmaların çizdiği sınırlar içindeki vatanın tümüyle Türklere teslim edilmesi yolunda eşini etkilemesi için çektiğidir.

Ve yine Halide Edip Adıvar ile istişareleri sonrası 17 Ocak 1920 tarihinde Amerika Cumhurbaşkanı Wilson’un eşine, ortaya koyduğu ilkelere güvenerek teslim olan Türk milletine haklarının verilmesi yolunda eşine ‘’Sivas’ın umum İslam kadınları bugün içtima ederek işbu telgrafnamemizle pek müşfik olacağı tabii olan kalbinize, alem-i insaniyete hizmet eden Amerika milletinin muhterem bir kadını sıfatıyla size müracaat ve istirhamda bulunuyoruz..’’ neşr ederek samimiyet içeren telgraflarını teker teker göndermekteydiler.

1 Şubat 1920 tarihinde Anadolu Kadınları Müdafaa-i Cemiyeti, Fransızların ve Ermenilerin Maraş’a yaptıkları vahşiliklerin önüne geçilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını Sadrazamlık ve İçişleri Bakanlarından isteyerek niyetlerini ‘’Erkeklerimiz değil, kadınlarımız bile artık bu adaletsizliğe tahammül edemeyeceğiz. Bıçak kemiğe dayandı. Türklere iki yol vardır. Ya şerefle yaşamak ya namusuyla ölmek. Üçüncü bir yol bilmiyoruz…’’ diyerek yüksek sesle haykırmışlardı. Mamafih Maraş’ta yapılan insanlık dışı davranışları Amerika, İngiltere, Fransa ve İtalya siyasi temsilcileri nezdinde protesto eden 1 Şubat 1920 tarihli telgraflarıyla Türkler artık zilletle yaşamaktansa şerefle ölmeyi ve ölürken de kendini öldürmek isteyenlerden birçoklarını her halde beraber götüreceklerini söylemek mecburiyetinde kalıyorlar…

DİĞER YAZILARI ÖNÜMDE HİÇBİR ENGEL YOK 01-01-1970 03:00 BU KİTABI NASIL OKUYACAKSINIZ? 01-01-1970 03:00 ENGELLEMELERE KARŞI KOYMAK 01-01-1970 03:00 KORKUNUN GİZLENMESİ 01-01-1970 03:00 ERGENDE MÜCADELE 01-01-1970 03:00 İÇSELLEŞTİRİLEN DEĞERLER 01-01-1970 03:00 İRADESİZLİK 01-01-1970 03:00 Milli Kültürel Mirasçısı 01-01-1970 03:00 İNSAN KURALLARA SIĞMAZ 01-01-1970 03:00 KUSURLU 01-01-1970 03:00 GELECEĞE KURAL KONAMAZ 01-01-1970 03:00 BÜYÜK SORU İŞARETLERİ.. 01-01-1970 03:00 DAVRANIŞSAL BELİRTİLER 01-01-1970 03:00 BİREYDE KONTROLLÜ YAŞAM 01-01-1970 03:00 ÜZÜNTÜSÜZ YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 ONU KURTARMAYI DÜŞÜNME 01-01-1970 03:00 KİŞİLİK BOZUKLUĞU 01-01-1970 03:00 İNİŞLİ ÇIKIŞLI DUYGULAR 01-01-1970 03:00 PASİF AGRESİF 01-01-1970 03:00 ÇAĞDAŞ AİLE MODELİ 01-01-1970 03:00 OLASILIKSIZLIK 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK AYRINTILAR 01-01-1970 03:00 GÖZLERİMİZDEN KENDİMİZE BAKMA… 01-01-1970 03:00 BU AÇIDAN BAKINCA.. 01-01-1970 03:00 BİLİŞSEL DAVRANIŞ 01-01-1970 03:00 HAYATINA YÖN VER.. 01-01-1970 03:00 YAŞAMSAL REGÜLASYON 01-01-1970 03:00 BAZILARI DA GERÇEKTEN.. 01-01-1970 03:00 OYUNLARLA YAŞAYANLAR 01-01-1970 03:00 GELECEĞE ADANMIŞ YATIRIMLAR 01-01-1970 03:00 GENÇLİKTE ERDEMLİLİK 01-01-1970 03:00 ZAMAN KIRILMASI 01-01-1970 03:00 İNSANLARDAKİ FARKLILIĞIN HİKMETİ 01-01-1970 03:00 BEN ALIŞIĞIM 01-01-1970 03:00 KİŞİDE DUYUMSAMA… 01-01-1970 03:00 FAKAT BU DOĞRU MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMA VE KAVRAMA YETENEĞİ 01-01-1970 03:00 KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI… 01-01-1970 03:00 KENDİNİ YÖNETME 01-01-1970 03:00 HAYATTA FEDAKARLIK 01-01-1970 03:00 GÖZLEMLENEMEYENLER….! 01-01-1970 03:00 DAĞILMIŞ MANTELİZM 01-01-1970 03:00 TARİHTE JURNALCILIK 01-01-1970 03:00 DÜNYA KARANLIKLARI 01-01-1970 03:00 MANKURTLAŞAN TOPLUMLAR 01-01-1970 03:00 İLİM PAZARLARI 01-01-1970 03:00 ANTİK CARUSA GERZE 01-01-1970 03:00 İNSANIN TEDAVİSİ 01-01-1970 03:00 HESABA KATILMAYAN BİLİNMEZLİKLER 01-01-1970 03:00 DİMAĞDA YOZLAŞMA 01-01-1970 03:00 İNSANIN KENDİNİ TANIMA SANATI 01-01-1970 03:00 İNSANOĞLUNUN ACİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA AZINLIK OKULLARI 01-01-1970 03:00 AMERİKA YENİ DÜNYA DÜZENİ 01-01-1970 03:00 OSMANLI’ DAN GÜNÜMÜZE PARA 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN DÜŞMANI 'DEİZM' 01-01-1970 03:00 DÜNYA’DA TÜRKİYE GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 SIR GENÇLİKTE SAKLI 01-01-1970 03:00 TÜRK VE İSLAM ALEYHTARLARI 01-01-1970 03:00 Tarihte İnsan Tüccarlığı 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU’DA İSRAİL TESİRİ 01-01-1970 03:00 FATİH’İN MUMYASI 01-01-1970 03:00 SÖMÜRGECİ VESAYETİN YOLU 01-01-1970 03:00 ÖLÜM BANA TATLI GELDİ 01-01-1970 03:00 KAVM-İ NECİP VE KAN İMPARATORLUĞU 01-01-1970 03:00 GÖÇMENLERİN SON ADASI 01-01-1970 03:00 HAYATIN ANLAMI 01-01-1970 03:00 ERMENİ AZINLIĞINDA SALGIN 01-01-1970 03:00 GİZEMLİ YÖNETİCİLER KRALLIĞI 01-01-1970 03:00 YABANCI MİSYONERLER 01-01-1970 03:00 ANADOLU RUMLARI ve YUNANLILAR 01-01-1970 03:00 JAPONLARIN TÜRKİSTAN PROJESİ 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİN İLK GAZETELERİ 01-01-1970 03:00 GÖRÜLEMEYEN GİZEMLER 01-01-1970 03:00 KARABAĞ TEYAKKUZ’U ARİFANE 01-01-1970 03:00