Güncel
Giriş Tarihi : 11-08-2020 11:18   Güncelleme : 14-08-2020 12:42

Eryılmaz İle Özel Bir Röportaj

Geçtiğimiz günlerde yerel bir haber portalına verdiği röportajda Gerze siyaseti ve Gerze Belediyesi ile ilgili önemli açıklamalar yapan Bülent Eryılmaz, gazetemize vatandaşlardan gelen talep üzerine canlı yayın konuğumuz olarak bizlerle özel bir röportaj gerçekleştirdi

Eryılmaz İle Özel Bir Röportaj

Ülkemizde yerel seçimlerin üzerinden henüz 1,5 sene geçmiş iken alışılmışın dışında bir kişinin çıkarak ben bundan sonra ki seçimlerde Belediye Başkan adayıyım diyerek açıklama yapması dikkatleri Eryılmaz’ın üzerine çekti.

Normalde seçimlere kısa bir süre kala sahneye çıkan başkan aday adaylarına alışkın olan bizler, bir anda gündeme düşen bu açıklama üzerine bu kişiyi tanımak, tanıtmak, hedeflerini vizyonunu, ilçemize ne tür bir katma değer sağlayabileceğini yaptığımız bir canlı yayın ile sorgulamaya çalıştık.

Fatih Uysal: Bülent Bey geçtiğimiz hafta ilçemizin yerel bir haber sitesinde Gerze siyaseti, Gerze Belediyesi ile ilgili önemli bir açıklama yaptınız. Bizlerde halktan gelen talepler üzerine sizinle özel bir röportaj gerçekleştirmek istedik. Sizlere halkımızın merak ettiklerini sormak ve yanıtlar almak istiyoruz.

Öncelikle sizleri kısaca tanıyabilir miyiz, aslen nerelisiniz, aileniz kimdir?

Bülent Eryılmaz: Ben 1962 yılında Gerze’de dünyaya geldim. Gerze yangını sırasında babam dedemle birlikte İzmir’den Gerze’ye lokanta açmak üzere gelmiş. 1 buçuk sene kadar burada lokantayı işletmişler. O esnada babam annemle tanışmış ve evlenmişler.

Babam ‘Bizim Köfte’ adıyla seyyar köftecilik yapardı. Ben 1975 yılına kadar Gerze’deydim. İlk ve ortaöğretimimi burada yaptım. Devlet Yatılılık ve Bursluluk sınavlarına girerek Kabataş Erkek Lisesi’ni kazandım. Ben o tarihten bu yana devlete aitim. Çünkü ben devlet tarafından burslarla okutulmuş, eğitilmiş Gerzeli hemşehrinizim. Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra Gerze’ye geri döndüm.

1981 yılında kütüphane sınavı açıldı, sınava girdim ve kazandım. Gerze Halk Kütüphanesi’nin kurucu ve ilk memuru benim. 81-83 yılları arasında kütüphane memurluğu yaptıktan sonra üniversiteye devam ederek iktisat fakültesini bitirdim.

Devletin hem özel sektöre hem de devlet kadrolarına, zaman zamanda siyasete kadro yetiştirdiği teftiş kurullarında müfettiş yardımcısı olarak çalıştım. Ticaret Bakanlığı bünyesinde Gümrük Başmüfettişliği, çeşitli bölge müdürlüklerinde idarecilik yaptıktan sonra emekli oldum.

Son 4 yıldır da özel sektörde 1500-2000 bin kişilik istihdam olanağı olan lojistik firmalarda Yönetim Kurulu üyesi, İcra Kurulu Üyesi, denetim birimlerinde üst düzey yönetici olarak çalışıyorum.

Fatih UYSAL: Böylesi önemli bir bürokrat olmuşken ülkemizde ki en büyük şirketlerin yönetim kurullarında, icra kurullarında yer almışken, tamam artık dinlenmenin vakti demenin zamanı gelmişken, neden böyle bir yola çıkma ihtiyacı hissettiniz?

Bülent Eryılmaz: İnsanın iki tür yapılanması olduğunu düşünüyorum. Bunlardan biri kendisi için kariyeri, yaşantısı, nerede nasıl yaşayacağına ilişkin olan yapılanması. Devlet benim bir parasız yatılı ve bursluluk sınavıyla elimden tuttu ve beni bambaşka yolculuklara sürükledi.

Dolayısıyla benim ve benim gibi insanların yaşadığı yerdeki bir takım sorunları kendine dert etmeden durabileceğini düşünmüyorum.

Açıkçası son birkaç ay öncesine kadar bu anlamda bir talebim ya da isteğim yoktu ve hiçbir zaman kariyerimde profesyonel siyaset olmadı. Ben siyasetin hep içindeydim, hayatım siyaset ama profesyonel siyaset başka bir şey. Böyle bir kariyer planlaması hiç yapmadım, bu da benim kariyer planlamamım bir devamı değil. Emekli hayatımın son dönemini Gerze’de yaşamak istiyordum.

Fakat çevremde ki insanların “Eskiden ileri sürdüğün mazeretler de kalmadı ve sen halkın sorunlarına duyarsız kalmazsın, bunun için bu işe el atmalısın dediklerinde” duyarsız kalamadım.

Fatih Uysal: Geçtiğimiz günlerde yerel bir haber portalında şöyle bir açıklamanız olmuştu “ilçemizdeki seçmen tercihlerini yansıtan oyları çantada keklik gibi gören anlayışla hizmet etmek, halkın bir kez oy verip süreçlerden koptuğu yönetim anlayışı ile değil; bilakis halkın belediye hizmetlerinde hem karar alma, hem uygulama ve hem de sonuçlarından memnuniyetleri aşamalarında görüşlerine değer verildiği, katılımcı demokrasi yöntemiyle süreçlere dâhil olduğu bir yönetim anlayışını, benimsediğinizi” ifade ediyorsunuz. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Bülent Eryılmaz: Ben katılımcı demokrasinin ya da halkın fikirlerinin, halkın düşüncelerinin önemli olduğunu benimseyen bir damardan geliyorum.

Belediye Başkanlığı, seçimle gelinen şube müdürlüğü gibi algılanıyor yani temizlik kolları başkanı gibi. Çöpünü alır, kaldırımlara bakar, sokakları süpürür. Hâlbuki belediye başkanlığının çok daha fazla ve farklı bir işlevi var, bu işlevin keşfedilmesini istediğim için böyle çarpıcı bir cümle kullandım.

Belediyenin alacağı büyük kararlar da halkın fikrine danışılması ve halktan alınacak karşılığa, halkın sahip çıktığı tercihlere göre davranılması gerekilir.

Büyük projeler başta olmak üzere Gerze’ye şekil verecek bütün noktalarda, herhangi bir siyasal görüş ayrımı yapmaksızın kent konseyleriyle, muhtarlarla, derneklerle, sivil toplum kuruluşlarını bu işin içerisine katarak fikir alışverişi yapılmalı.

Fatih UYSAL: “Önemli projelerde mutlaka halka başvurarak, ilçemiz için gerekli hizmetlerin üretilmesi onayının halk tarafından verilmesinin önemli olduğunu; böylece hizmet alan ile hizmet sağlayan arasında uyumlu bir iletişimin sağlanacağını düşündüğünüzü ifade ediyorsunuz. Önümüzde ki günlerde baba evine tamamen yerleşerek, seçim sürecine kadar, halkın her kesimiyle konuşarak/sohbet ederek sorunlarını dinleyip, tam donanımlı bir şekilde projelerle yoluna devam edeceğinizi” söylüyorsunuz. Biz bu söyleminizden bundan önce bu anlamda bir kopukluğun olduğunu fakat ben bu kopukluğu bu şekilde gidereceğime inanıyorum mu demek istediniz, biz bu sözlerinizden bunu mu anlamalıyız?

Bülent Eryılmaz: Evet, tamda bunu söylemek istiyorum. Belediye başkanı farklı görüşleri aynı anda yansıtamaz ya da taraf tutamaz. Önemli projelerde mutlaka halka danışılmalı, kent konseylerinde fikir alışverişi yapılmalı.

Halk için bir şey yapıyorsanız bunu halka rağmen yapmamalısınız. Belediyeler önce hizmetini belirler, halka sorar. Belediye hizmetleri, halka hizmet etmek için kurgulanmıştır.

Fatih Uysal: Bundan dolayı mı Gerze’mizin artık barışmaya uzlaşmaya ihtiyacı olduğunu ifade ediyorsunuz?

Bülent Eryılmaz: Gerze Belediye Başkanlığı hikâyesine ben farklı bakıyorum. Belediye Başkanlığı küçük ya da büyük bir kentin bütün hayatını etkileyen kararları alan mekanizmadır.

Ben Belediye Başkanı olursam neler yaparım, neler vaad ederek bu işi yapmaya varım diyorum? Gerze nasıl bir şehir olmalı, kentimizin karakteri nasıl olmalı, önce buna karar vermeliyiz. İnsanların aş sorununu çözebilirsek ne güvenlik sorunu yaşarız, ne huzursuzluk yaşarız.

Halka hizmet ibadet gibidir, Hakk’a hizmettir. Halka rağmen halk hizmeti yapılamaz, halka birlikte yapılabilir. Halkla ilgili yapılan her şeyde halkın rızasını, memnuniyetini, görüşünü, süreci takip etmesini sağlamak gerekir.

Benim anneannem Necmettin Erbakan’ın Uzungürgen’ deki ailesi ile akrabalık ilişkisi içerisinde. Necmettin Erbakan’ın siyasi görüşlerini eleştirebilirsiniz ama Necmettin Erbakan Sinopludur. Sinop’un bir değeridir. Milli görüş felsefesinin yaratıcısıdır. İktidarda olduğu dönemde uyguladığı bir takım milli görüş düşünceleriyle fark yaratan bir siyasidir. Böyle bir değeri siz Sinoplu olarak kullanmalısınız. Diyojen’ i, Rızanur’u kullanmalısınız.

Fatih Uysal: Şuan başkan koltuğunda oturuyor olsaydınız ben olsam şunları yapardım diyeceğiniz üç projenizi sıralayabilir misiniz?

Bülent Eryılmaz: Öncelikle kentin gayeleri ne, bu kent nereye gitmelidir buna karar vermemiz lazım.

Turizm kenti olacaksa yatak sayısını artırırım, kullanılmayan belediye binası varsa otele dönüştürürüm, bütçem olanaklıysa hemen yeni bir otel yapımına başlarım. Ama asla belediyenin elinde ki bir oteli farklı bir kuruma, farklı bir amaç için vermem.

Yok ama biz sanayi kenti olacağız dersek, hemen o zaman bir organize sanayi örgütlemesi yaparım. Sanayiciler geldiğinde enerjiden, altyapıdan faydalanabileceği bir alan belirlemesi yaparım. Devletin bu birimleriyle dirsek temasında bulunurum. Belediye Başkanı bunlarla birlikte istihdam sorununu çözer. Belediye Başkanı’nın görevi sabahları çöp bidonlarını görüntülemek veya belediye temizlik işçilerinin peşinde enerjisini tüketmek değildir.

AdminAdmin