Hayatımız boyunca yaşadıklarımıza istinaden yaşadığımız kişilik bozukluğu yani psikolojide borderline adlandırılıp, hastanın sağlıksız davranış, düşünme ve işleyiş aksaklığında bir tür zihinsel bozukluktur. Çoğu kez hastalar kişilik bozukluğunun farkına varmaksızın yaptıkları hataların farkına varmaksızın örneğin yalan yere sözler, yazılar, aleyhte iftiralar vb söylemlerinde kendilerince kabul görmezler.
Bilinenin aksine ruhsal kişilik bozukluğunda hasta karşılaştığı zorlukların üstesinden kendi gelebileceğine inansa da uzman yardımı alınmasına teşvik edilmelidir. Genç yaşta aslen başlayan kişilik bozukluklarının ailevi, iş ve sosyal yaşantısına da çok büyük negatif etkenleri olmaktadır. Davranışlar, düşünceler, tutumlar ve ruh hallerince çevremizde var olan hasta insanlara karşı incelik gerektiren hassasiyetle dialog kurmak gerekir ki zaman aşımında sizin unuttuğunuz ama onun unutamadığı üzücü dialog rahatsız edici şekilde size yalan, iftira olarak geri dönebilecektir.
Kişilik bozukluğuna sahip bireyler kendilerince yorumladığı farklı bakış açılarınca değerlendirdiklerinden mümkünse en yakın kliniğe yatırılması en doğrusudur. Kaygı bozuklukları problemi olan genellikle insanlar başkalarının değerlerine saygı duymaksızın yaptıkları şeylerden pişmanda olmayacaklardır.
Eksantrik kişilik bozuklukları paranoid, şizoid, şizotipal kişilik bozukluğu olarak ayrıştırılırken, Dramatik kişilik bozuklukları ise antisosyal, histriyonik, kaotik, narsisistik kişilik bozuklukları olarak da ayrıştırılır Mamafih Endişeli kişilik bozuklukları çekingen, bağımlı, obsesif kompulsif kişilik bozuklukları olarak irdelenerek bilgilenmek gerekmektedir.
Bunlara sebep veren muhtelif etkenler Ailede kişilik bozukluğu veya akıl hastalığı, çocuklukta tacize uğrama, değer verilen bireyin ölümü, travmatik aile yaşamı veya beyin kimyasındaki farklılıklarla kişilik bozuklukları, algılanan olaylara önyargıyla hareket ederek bilinçsizce yapılan açıklarmalarla genellikle dışa yansıtılmaktadır.
Borderline rahatsızlığına sahip insanlar da kin tutma eğilimi görülmektedir. Sürekli kin tuttuğu insanlar hakkında subliminal olarak haber peşinde olup neye sebep ne şekilde zarar verebilirim kaygısıyla yaşamlarını sürdürürler. Masum açıklamalar bir seviye sonrasında iftiraya ve tehdit edici boyuta ulaşarak kendilerinin de içinden çıkamadığı kısır döngüyü oluştururlar ki hem kendilerini hem ailesini ve çevresini de rahatsız edebilmektedir.
Öngörülemeyen antisosyal kişilik bozukluklarının da en büyük sebebi yukarıda yazdıklarımızdan oluşmaktadır. Tutarsız sorumsuzca söz ve davranışlarda bulunma eğilimi her yaşta görülebileceği gibi orta yaş üstü bunamanında sebebidir. Strese bağlı paranoya yoğun duygu ve düşüncelerle kişinin benliğinde zarar verici kin ve nefrete dönüşmektedir.